Kanser,  biyolojik dengeyi bozduğu kadar psikososyal dengeyi de bozar. Kanserin tıbbi komplikasyonları ve kemoterapi ilaçlarına bağlı yan etkiler çok iyi bilinir. Bunlarla nasıl mücadele edileceği konusu sürekli araştırılır. Ancak psikolojik ve sosyal zararları için yeterince mücadele verilmez. Hâlbuki kanserlerin belki de en yaygın zararları psikolojiktir. Kanser hücrelerinin salgıladığı toksik maddeler direk beyin biyokimyasını bozarak psikiyatrik sorunlara yol açar.

Araştırmalara göre yüz kanserli hastanın kırk yedisinde bir psikiyatrik bozukluk gelişmektedir. Depresyon ise kanserlerde %20-25 ‘e varan sıklıkta görülebilmekte, hayata karşı ilgi kaybı, uykusuzluk, sıkıntı, konsantrasyon zayıflığı, sinirlilik, öfkelilik, ölme isteği, intihar düşünceleri gibi şikayetlerle kendini göstermektedir. Yine radyoterapi alan hastalarda depresyon sıklığı  %81 gibi yüksek bir orana ulaşabilmektedir. Bunun %38’i şiddetli depresyondur.

Bir başka önemli araştırma sonucu da depresyonla kanser arasında birebir ilişkinin olduğudur. Depresyon bağışıklık sistemini zayıflatarak kanserin ilerlemesine ve ölüm oranının artmasına sebep olur. 
Kanserli hastaların %90’ında görülen ağrı yakınmalarının birçoğunda depresyon etkendir. Depresyon ağrının şiddetini ve sıklığını artırır.   

Bir diğer önemli bir saptama da kanserli hastaların bakımıyla uğraşan yakınlarında ve kanser kliniklerinde çalışan sağlık personelinde büyük oranda depresyon geliştiğidir. Bu durum dolaylı olarak kanserli hastanın bakımını olumsuz yönde etkilemektedir.

Dikkat Çekilmesi Gereken Konular

  1. Kanserli kişinin yaşadığı mutsuzluğu “kanser hastalığına bağlı olağan bir mutsuzluk” olarak değerlendirmek yerine, bir depresyonla ilişkisi olup olmadığını araştırmak gerekir. Eğer depresyon düşünülüyorsa vakit kaybetmeksizin tedaviye yönlendirilmelidir.
  2. Tedavi edilmeyen depresyon kanserden ölüm oranını artırır
  3. Depresyon tedavisi kanserin tedavisine de katkıda bulunur.
  4. Depresyon olsun veya olmasın kanserli kişilerin psikolojik destek almaları yaşam kalitesini yükseltir ve kanserin seyrini olumlu yönde etkiler.
  5. Kanserin kendisi kadar yarattığı korku da ölüm sebebidir.
  6. Kanserli hastaya bakan bireylerin ve kanser kliniklerinde çalışan sağlık personelinin de psikolojik destek ve eğitim almaları kanserle mücadelede büyük avantaj sağlar

Kanserle Özel Psikolojik Destek Programı

Bu programda depresyon için gerekli ilaç takviyesinin yanında psikoterapi ve stresle başa çıkma yöntemleri çalışılmaktadır. Bu yöntemler kişinin kansere karşı gücünü artırmakta ve kanseri yenmesi konusunda avantaj sağlamaktadır. Kanseri yenen insanları araştırdığımızda iyi bir tıbbi tedavinin yanında böyle bir moral ve motivasyon desteği almış olduklarını görürüz. O yüzden kanserle mücadele programına psikolojik destek programı mutlaka eklenmelidir.

 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Baharı Bekleyen Hastalıklar

Baharda insan metabolizması değişir. Bu değişimle birlikte yorgunluk b...

Hastayım Yaşıyorum

Son yıllarda kanser, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği gibi hayatta k...

Soğuk Ruhsal Havayı da Donduruyor

Yeryüzünün bembeyaz bir örtüyle kaplandığı karlı havalar, insanlara bi...

TMS Tedavisi

tms-tedavisi
Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. TMS tedavisi önceleri nörolojide özellikle kas hastalıklarında tanı ve ...
Devamını Oku