EMDR Terapisi Evreleri Nelerdir?

EMDR terapisinde 8 evreli bir uygulama söz konusudur. Bütün bu evreler tespit edilen hedeflere ulaşmak amacıyla kurgulanmıştır.

EVRE 1: Hazırlık: Tanışma, Hikayeyi alma, Bilgilendirme, Hedef Belirleme ve Anıları Tarama: İlk evre tanışma, sorunları genel hatlarıyla konuşma, geçmiş hikâyeye kısa bir girişle başlar. Daha sonra terapist kişinin terapiye uygunluğunu ve hazırlık düzeyini belirler. Eğer uygun görürse bir terapi planı oluşturur.

Danışanın ihtiyaçları doğrultusunda EMDR terapisinde çalışılacak terapi hedefleri belirlenir. Hedefler genellikle rahatsız edici geçmiş yaşantılar (anılar) ve bugün rahatsızlık veren güncel sorunlardan oluşur. Bu hedeflere ilaveten danışanın ihtiyaç duyduğu becerilerin kazanımı ve geleceğe yönelik sağlam bir model de tasarlanır.

İçindekiler

1. evrenin önemli konularından biri de kişiye EMDR’nin anlatılmasıdır. Danışanın EMDR’nin mantığını iyice kavraması, niçin uygulanacağını ve EMDR terapisinin sonunda nereye varılacağını bilmesi çok önemlidir. Bu, terapiye motivasyonu artırır ve danışanın terapi sürecine aktif bir şekilde katılımını sağlar. Terapi, danışanın hikayesinden alarak onun hedef ve hayallerine doğru gidilen bir yolculuktur. Bu yolculuğun en önemli kahramanı danışandır. Terapist onu bu yolculuğa hazırlayan ve yoldaşlık eden bir kılavuz gibidir.

I. evrede yapılan önemli çalışmalardan biri de geçmiş travmaları taramaktır. Bunun için öncelikle danışanın bahsettiği sorunu en son yaşadığı olay ve bu olayın en çok rahatsız eden sahnesi veya olayın temsilî resmi belirlenir. Sonra da bu resmin sebep olduğu olumsuz düşünce, duygu ve beden duyumu tespit edilir. Özellikle bu sahnenin yarattığı ruh hali ve sebep olduğu olumsuz düşünce ekseninde geçmiş travmalar taranır. Bu olumsuz düşünce danışanın travmatik hikayesinin bir anahtar kelimesi niteliğindedir.

Bu anahtar kelime üzerinden geçmiş hikaye taranmış ve böylece bugünkü sorunlarla geçmiş travmalar arasındaki bağlantı çok daha net bir şekilde ortaya konmuş olur.

EMDR terapisinde anıların sınıflandırılması, bu olumsuz düşüncenin ve onun yarattığı ruh halinin (duygular ve bedensel tepkiler) yaşandığı (öğrenildiği) ilk anı, en kötü anı, son yıllarda yaşanmış anılar ve varsa diğer dönemlerde yaşanmış anılar şeklinde yapılır.

Genellikle ilk anılar çocukluk dönemine rastlar. Çocukluk döneminde yaşanmış olan travmatik anılar sorunun temelini ve travmatik zemini oluşturur. Sonrakiler çocuklukta oluşmuş olan bu zeminin üzerinde gerçekleşen ve sorunları derinleştiren anılardır. O yüzden taramada çocukluk travmalarını, hatta anne karnı ve ilk 3 yaş travmalarını dahi belirlemek gerekir.

Zemini oluşturan çocukluk çağı anıları çalışılmadan ilerleyen yaşlarda oluşmuş anıları çalışmak çoğu zaman tıkanmaya sebep olur. Bu tıpkı tıkanmış ve taşmaya başlamış bir lavabonun üstündeki taşan suyun boşaltılmasının tıkanmayı ortadan kaldırmayacağı örneğine benzer. Böyle olduğunda bir müddet sonra taşma tekrar edecektir. Çünkü hayat devam ettikçe stres çeşmesi az ya da çok akmaya devam etmektedir.

O yüzden tıkacın temizlenmesi gerekir ki su giderden rahatça akıp gitsin bir daha taşmasın. İşte çocukluk anıları tıkayıcı tipte, ilerleyen yaşlarda yaşananlar ise taşırıcı tipte anılardır. Tıkacı açmadan akışı sağlamak mümkün değildir. Çocukluktan başlanmasının altında yatan sebep budur: Tıkanmayı açmak ve zemini düzeltmek.

Bu anıların çalışılması çoğu zaman erişkin dönem anılarının dahi şiddetini düşürür. Anıların bu şekilde taranması ile hem bugünkü sorunlar geçmiş hikayeye bağlanır hem de aradaki ilişki çok daha net bir hale gelir. Tek başına EMDR terapisinin bu deneyimi bile danışanın bilinçli farkındalığının artmasına büyük bir katkı sağlar.

Bu sürecin sonunda danışanlar genellikle incelenen durumlara yönelik yeni şeylerin farkına varmakta, duygusal sıkıntıları azalmakta ve şu andaki davranışlarında değişiklikler yapmaya başlamaktadırlar.

EVRE 2: Güçlendirme ve Cesaretlendirme: Hikâye eni konu ele alındıktan, olumsuz düşünce belirlendikten ve anılar tarandıktan sonra artık yavaş yavaş yolculuk hazırlıkları başlar. Bu aşamada danışanın duygusal ve ruhsal açıdan güçlendirilmesine çalışılır.

Travmalarla yüzleşmek insanlara çok korkutucu gelebilir. Hele hele tecavüz, cinsel istismar, teröre maruz kalma gibi büyük travmalarla yüzleşmek çoğu kez daha zor olur. Çünkü yaşanan olayları düşünmek bile danışana sanki onları yeniden yaşıyormuş hissi verir. Yaşarken oluşan dehşet düşünüldüğünde danışanın bunu tekrar tekrar yaşıyor olmaktan korkması çok doğaldır. Bu yüzden çoğu kez olayları hatırlatan şeylerden kaçarak kendisini korumaya çalışır.

Birçok insan sırf bu yüzleşme korkusundan dolayı psikoterapilere bile gitmekten çekinir. Dolayısıyla travmalara çalışılacak olması ilk etapta kişinin terapi ortamını güvenli olmayan bir yer olarak algılanmasına sebep olabilir ve danışan terapiste ürkek ve kaygılı bir tavırla yaklaşabilir.

O yüzden travmalara kişiyi ürkütmeden, incitmeden, korkutmadan çalışmak, bunun için de danışanı önceden hazırlamak, güçlendirmek ve iyice oryante etmek gerekir. Danışan böyle olduğu taktirde terapiste ve terapi ortamına güvenebilir ve travmalarla yüzleşmeye cesaret edebilir.

Şunun altını çizmek gerekir: EMDR terapisi sadece anıları işlemlemeden ibaret bir yaklaşım değildir. Kendi içinde birçok evreye ve tekniğe sahiptir. Anıları işlemleme prosedürü bunların en önemlisidir ama sadece bir tanesidir. Bu temel prensip sebebiyledir ki EMDR terapisinde 2. evre karşılıklı güven, güçlendirme ve cesaretlendirmeye ayrılmıştır. Danışanın ritmini ve duygularını gözeterek hareket etmek esastır. Bir başka deyişle acele etmeden ama gecikmeden hedeflere ilerlemek gerekir.

***Ancak şu notu da düşelim: EMDR terapisinde anılarla yüzleşmek travmanın şiddetini artırmaz bilakis gittikçe azaltır. Çünkü EMDR yüzleşmedeki bu sorunları dikkate alacak şekilde kurgulanmıştır. Asl olan danışana zarar vermemek, varılacak hedefe onu ürkütmeden, incitmeden, korkutmadan sağ salim ulaştırmaktır. O yüzdendir ki danışanlar çoğu defa çalışmalardan sonra travma ile ilgili tepkilerinin azaldığını hissederler ve anıdan eskisi gibi rahatsız olmadıklarını ifade ederler.

EMDR terapisinin güçlendirme aşamasında danışanın rahatsız edici duygularını kontrol etme konusunda yeterli olup olmadığı ve travmaları çalışırken ortaya çıkabilecek duygusal reaksiyonları tolere edip edemeyeceği değerlendirilir. Uyum kabiliyeti yüksek, kaynakları sağlam ve dayanıklı insanların tolerans seviyeleri daha yüksek olmaktadır. Onlara daha çok “güvenli yer” çalışması yapılır ya da “nefes ve gevşeme egzersizleri” öğretilir.

Güvenli Yer Çalışması

EMDR’nin kullandığı önemli rahatlatma ve güçlendirme tekniklerinden biridir. Kişinin kendisini güvende hissettiği bir yer (bu gerçek bir yer ya da bir hayal olabilir) seçmesi istenir ve o yerde yaşamış olduğu olumlu duygular iki taraflı uyaran verilerek güçlendirilir. Böylelikle kişiye terapi içinde ya da dışında stresli durumlarda kullanması için bir rahatlama tekniği kazandırılmış olur.

Güvenli yerin haricinde klasik nefes ve gevşeme egzersizleri gibi stres yönetim teknikleri de danışana öğretilir.

Kaynak Yerleştirme

İnsan hayatta karşılaştığı sorunlarla başa çıkmak için birçok kaynağa sahiptir. Bu kaynaklar içsel ve dışsal kaynaklardır. İçsel kaynaklarımız, zorluklarla baş ederken kullandığımız kaynaklardır. Aklımız, zekâmız, uyum yeteneğimiz, becerilerimiz (örn: güzel yemek yapma, iyi yüzme, keman çalma vs), özelliklerimiz (örn: güçlü, kararlı, tutarlı, çalışkan olmak), motivasyon yeteneğimiz içsel kaynaklarımıza örnek oluşturur. Dışsal kaynaklarımız ise zorluklarla baş ederken yardım aldığımız kişiler (ebeveyn, eş, kuzen, dost, köpeğim, kedim vs.) veya dışarıdan gelen desteklerdir. Travmatik olaylara maruz kalan kişilerde travmanın vermiş olduğu olumsuz inanışlar sebebiyle kişi içsel ve dışsal kaynaklarını fark edemez hale gelebilir. Yine yaşamış olduğu çaresizlik düşüncesi ile var olan kaynaklarını anlamsız bulmaya başlayabilir ve bunun neticesinde kaynakları bloke olabilir. Bu, kişinin zorluklarla ya da sorumluluklarla başa çıkma performansını ileri derecede düşürebilir.

Travmayla yüzleşmek danışanın karşılaşacağı bir zorluktur ve bu zorlukla başa çıkmada en önemli araçlar danışanın sahip olduğu kaynaklardır. O yüzden danışanın bu kaynakların farkına varmasını ve kaynaklarını aktifleştirmesini sağlamak gerekir. Bu, travmaların hazmedebilmesi açısından son derece önemlidir.

Kaynak yerleştirmede kişinin hayatında yaşamış olduğu güzel anıları, başarıları, yaptığı güzel işler, ailesinde destek veren kişiler, arkadaşlar, örnek aldığı kişiler, film kahramanları, çocuklar için sevilen çizgi film kahramanları, doğa, sanat, müzik, din, rüya, kitap, sembol ile ilgili nesneler belirlenir. Bunların kişiye yaşattığı olumlu duygular EMDR ile güçlendirilir. Aslında bu işlem kişinin sahip olduğu ama kullanamadığı kaynağını aktifleştirme çalışmasıdır. Bunu bankada yüklü bir parası olduğu halde bloke olduğundan kullanamayan bir kişinin, bankadaki blokesini kaldırıp parasını kullanabileceği hale getirilmesine benzetebiliriz.

Özetle EMDR Terapisinde Öncelik Danışanın Güvenliğidir.

Güçlendirme çalışmaları travmaların güvenli bir zeminde çalışılmasına imkân tanır. Böyle bir zeminde danışan travmalarıyla duygusal dengesi bozulmaksızın rahatça yüzleşebilir ve hedeflerine doğru hızla ilerleyebilir.

EVRE 3: Hedef anının seçilmesi ve değerlendirilmesi

3. evrede taranmış anıların işlemlenmesi gerçekleşir. İlk önce bu düşünceleri yaşatan en eski anının işlemlenmesiyle başlanır. Sonra en kötü anı, son yıllarda yaşanan anılar ve diğerleri şeklinde çalışmaya devam edilir.

Bir anı işlemlenirken önce sırasıyla şunlar tespit edilir:

  • Anının en çok rahatsız eden bir sahnesi ya da bununla ilgili bir resim (sensoriyal (duyusal) kanal)
  • Bu sahneyi düşündüğünde kişide şimdi (terapi esnasında) oluşan değersizim, yetersizim,, sevilmeye layık değilim, güvende değilim gibi olumsuz düşünce (negatif kognisyon) (bilişsel kanal)
  • Bu sahneyi düşündüğünde kişinin şimdi (terapi esnasında) düşünmeyi istediği değerliyim, yeterliyim, güvendeyim gibi olumlu düşünce (pozitif kognisyon) (bu aşamada kişinin bu sahneyi düşündüğünde bu olumlu düşünceye inanma derecesi 7 puan üzerinden tespit edilir)
  • Bu sahneyi düşündüğünde kişide oluşan korku, kaygı, öfke, sıkıntı, üzüntü, iğrenme gibi duygular (duygusal (emosyonel) kanal).
  • Bu sahne düşünüldüğünde danışana verdiği rahatsızlığın derecesi 10 puan üzerinden belirlenir (0 hiç rahatsızlık vermiyor 10 çok şiddetli rahatsızlık veriyor demektir).
  • En son bu sahneyi düşündüğünde danışanda oluşan çarpıntı, titreme, sıcak basması, nefes darlığı, uyuşma, mide bulantısı, midede kaynama, karın ağrısı, baş ağrısı, göğüste baskı, el-kol ve bacaklarda yanma gibi bedensel duyumlar (bedensel (somatik) kanal) belirlenir.
  • Bu değerlendirme her çalışılan anı için yapılır ve sonrasında iki taraflı uyaran vererek işlemlemeye (duyarsızlaştırma) geçilir.

EVRE 4: İki Taraflı Uyaran (İTU) Verilerek (göz hareketleri, ses, tapping) İşlemlemenin Yapılması (Duyarsızlaştırma)

İşlemlemenin anının iki taraflı uyaran verme yoluyla (göz hareketleri, kulaklıkla ses, dizlere dokunuş vs.) adaptif bellek havuzuna gönderilmesi olduğundan daha önce bahsetmiştik.

EMDR’deki duyarsızlaştırma ifadesi anıyı görmezden gelme, yok sayma, ona kayıtsız kalma, onu iyi bir olaymış gibi görme ya da “Polyannacılık” tabir olunan mantık dışı iyimserlik anlamında değil, anının işlenip rasyonel ve doğru bir algıya oturtulması anlamındadır. Örneğin çocuklukta duygusal şiddet görmüş olan kişi anıyı değersizim, yetersizim, acizim, sevilmiyorum şeklinde okurken, işlemleme sonrasında “Evet çok kötü günlerdi ama geride kaldı, bu benim suçum değil, ben değerliyim ve güçlüyüm.” şeklinde okumaya başlar.

Hedef anı değerlendirildikten sonra iki taraflı uyaran vererek işlemleme aşamasına geçilir.

İki taraflı uyarım genellikle göz hareketleriyle yapılır. Danışan terapistin parmaklarını takip ederek gözlerini sağa sola hareket ettirir.

Bunun yanı sıra EMDR cihazına bağlı bir kulaklıktan verilen çift taraflı sesle, dizlere dokunuş gibi tekniklerle de iki taraflı uyarım yapılabilir. Kulaklıkla verilen sesin hiçbir manyetik ya da elektriksel etkisi yoktur. Kesinlikle zararlı değildir ve bir yan etkisi yoktur. Sadece kulaklıktan gelen bir sestir.

Son kontroller yapıldıktan sonra işlemlemeye geçilir.

Terapist danışanın en çok rahatsız eden sahneye, onun yarattığı negatif düşünceye, olumsuz duygulara ve bedensel hislere odaklanmasını isteyerek işlemlemeyi başlatır.

Her 30-40 saniyede bir (yaklaşık 24 set) seti durdurup “şimdi ne var, şimdi ne geldi?” şeklinde sorular sorar.

Danışan işlemleme esnasında zihnine ne gelirse (örneğin anıyla ilgili detaylar, düşünceler, duygular, hisler ya da anıyla ilintili başka olaylar) onu söyler bir sonraki sete geçilir.

Setler arasındaki bu işlem bir istasyondan diğer istasyona giderken yolda görülenlerin sorulmasına benzetilir: “Şimdi ne var?” demek “Şimdi neler gördün?” manasındadır.

Eğer danışan rahatsızlık hisseder, zorlanır ya da bir tıkanma yaşarsa terapist gerekli müdahaleleri yaparak işlemlemenin devam etmesini sağlar.

İşlemleme danışan artık anıyla ilgili herhangi bir olumsuz düşünce, duygu ya da beden duyumu getirmeyinceye kadar devam eder.

Belli bir aşamaya gelindiğinde danışan artık anıyla ilgili olumsuz materyal yerine olumlu ve rasyonel düşünceler getirmeye başlar.

Bu noktada terapist danışana yine o rahatsız edici sahnenin şimdi düşündüğünde ne kadar rahatsızlık verdiğini sorar. Danışan rahatsız olmuyorsa (puan 0 ise) işlemleme bitmiş demektir.

İşlemlemeyle İlgili Önemli Notlar:

*Bazen işlemleme bir seansta bitmeyebilir. O zaman seansın sonunda danışan güvenli yer uygulamasıyla ya da gevşeme-nefes teknikleriyle rahatlaması ve anının atmosferinden uzaklaşması sağlanır. Danışan seanstan rahatlamadan gönderilmez. Sonraki seansta anıyla ilgili sahne ve şimdi verdiği rahatsızlık seviyesi belirlenerek işlemlemeye devam edilir.

**Bazen danışanlarda işlemlemesi tamamlanmamış anıların çalışıldığı seanslardan sonra birkaç süren sıkıntılar ya da rüyalar, kabuslar görülebilir. Bu korkulacak bir durum değildir, EMDR’nin başlattığı işlemlemenin beyin tarafından devam ettirildiğini gösterir. Yine de danışanlar bu konuda bilgilendirilir ve bunlarla nasıl başa çıkacakları konusunda eğitilirler.

***İşlemlemenin yarıda kalmaması için ilk çalışılan anılar için (şiddet yüksek olduğundan) iki seanslık planlamaların yapılması çok daha uygun olabilir.

EVRE 5: Olumlu Düşüncenin (pozitif kognisyon) Yerleştirilmesi (Pekiştirme)

Eğer danışan anıyı düşündüğünde herhangi bir rahatsızlık duymuyorsa başlangıçta belirlenmiş olan olumlu düşüncenin şimdi buraya ne kadar uyup uymadığı sorulur.

Uymuyorsa olumlu düşünce güncellenir. Örneğin başlangıçta değerliyim iken şimdi güçlüyüm olabilir.

Uyuyorsa derecesi belirlenir ve pekiştirme çalışmasına geçilir.

Pekiştirmede danışanın olumlu düşünceye odaklanması istenir ve o esnada iki taraflı uyaran vermeye devam edilir. Arzu edilen skor (7 puan) elde edilinceye kadar iki taraflı uyaran verilerek setlere devam edilir. Hedefe ulaşıldığında da pekiştirme bitirilir.

EVRE 6: Beden tarama:

Arzu edilen olumlu düşünce seviyesine gelindiğinde (pekiştirme bittiğinde) danışanın anıya ve olumlu düşünceye odaklanması ve bedenini baştan ayağa taraması istenir. Bazen pekiştirme bittiği halde danışan olumlu düşünceye konsantre olduğunda bazı bedensel tepkiler oluşabilir. Bunlar bağ ağrısı, sırt ağrısı, gerginlik, kasılma, el-ayak-başta karıncalanma, yanma şeklinde olabilir. Bu durumda danışanın bedensel tepkiye odaklanması istenir ve kayboluncaya kadar setlere devam edilir.

EMDR bedensel duyumlara çok önem verir. Çünkü bedenimiz de beynimiz gibi kayıt tutar. Travmalara ait bilgiler bazen yalnızca bedensel hisler şeklinde depolanır. Konuşmanın gelişmediği dönemlerde yaşanan travmalar, 3 yaş öncesi travmalar, yine bazı bilinçdışına itilmiş anılar bellekte bedensel belirti olarak saklanabilir ve bu belirtilerle hatırlanabilir. O yüzden kapanış mutlaka beden taramasıyla yapılır. Bazen bu taramalarda yeni kanallara ve anılara ulaşılabilir. Örneğin öfke ve yas içeren anılar kendisini bu şekilde gösterebilir.

EVRE 7: Kapanış

EMDR’nin en önemli evrelerinden biri kapanıştır. Bir anı çalışılırken birçok anı hatırlanabilmekte ve danışan sonunda işlemleme başarı ile bitse bile rahatsızlık ve yorgunluk yaşayabilmektedir. O yüzden terapist danışanın terapi odasından rahat bir şekilde çıkmasını sağlar. Bunun için başlangıçta çalışılmış olan güvenli yer, nefes egzersizi gibi tekniklerinden istifade edilir ve danışanın çalışılan anının ikliminden çıkması sağlanır.

Danışanla anıyı çalışırken yaşadıklarını ve fark ettiklerini paylaşması rica edilir. Bu geribildirimler terapistin danışanı yönlendirmesi ve planı sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi için çok faydalı olur.

Bunun yanısıra danışana hafta içi neler yaşayabileceği konusunda bilgilendirme yapılır.

Arada yaşanabilecek olağan sıkıntılardan bahsedilir.

Hatta çalışılan anıyla ilgili yaşanan çağrışımlar, duygular, beden duyumları, rahatsızlıklar, görülen kabuslar gibi etkileşimlerin listesi için bir günlük tutması tavsiye edilir.

Günlük ayrıca güvenli yer ya da kaynak çalışmasından istifade edilmesi için bir hatırlatma işlevi de görür.

EVRE 8: Yeniden Değerlendirme ve İzleme

EMDR’de anıların işlenmesi sadece işlenmeden ibaret değildir. EMDR danışana ve anılara basmakalıp ve mekanik bir gözle bakmaz. Evet, terapide ele alınacak en önemli materyal ve gösterge anıların çalışıldıktan sonraki durumudur. Ancak danışanda oluşan değişiklikleri değerlendirmek de önemlidir. İşte bu perspektiften hareketle anının çalışılmasından sonraki seansta anı ile ilgili kontroller yapılır. Rahatsız eden sahne düşünüldüğünde bir gerginliğin, sıkıntının, hoş olmayan bir bedensel hissin oluşup oluşmadığı test edilir. Ancak sadece bununla sınırlı kalmayıp danışanın çalışma sonrasında yaşadığı farkındalıklar, geçmişi ile bugünü arasında yapabildiği eşleştirmeler, tetikleyicilerle karşılaştığında oluşan değişiklikler ele alınır. Bu çok önemlidir. Çünkü anıların çalışılması son derece dinamik bir süreçtir. Bazen anında sonuçlar alabildiğiniz, danışanların hatta terapistlerin de “mucizevî” olarak nitelendirdiği hızlı değişimler söz konusu olabilmektedir. Terapist bu dinamizmi takip eder, danışanla ilgili yeni keşifler yapar ve böylelikle hedefleri dolayısıyla terapiyi sürekli güncellemiş olur.

Tekrar etmek gerekirse anıların işlenmesi çok önemlidir ama tek başına yeterli değildir.

Eğer seanslarda danışan yeni iletişim enstrümanları kazanmış, ilişkilere yönelik psiko-eğitimden geçmiş, problem çözme repertuarını genişletmiş, geçmişi ile barışmış, bugün dünden çok daha güçlü bir hale gelmiş ve gelecek projeksiyonunu birçok seçeneğinin olduğu bilinci ile şekillendirmiş ise terapi başarılı olmuş demektir. Her seans bu bilinç ve farkındalık ekseninde ilerler.

Yeniden değerlendirme seanslarında danışanın günlük notları incelenir. Varsa olumsuz yaşantılar, anılar, düşünceler, rüyalar ve bilişler değerlendirilir.

Sonra gidiş planı kısaca özetlenerek diğer hedefteki anıya geçilir.

EMDR’de hedefteki bütün travmatik anıların işlenmesi bu anlayış içerisinde gerçekleştirilir.

Bütün anılar işlemlendikten sonra da tetikleyicilerle çalışmaya geçilir.

Sosyal Medyada Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

EMDR Terapisi Nedir?

EMDR’nin açılımı “Eye Movement Desensitization and Reprocessing”, Türk...

TMS Tedavisi

tms-tedavisi
Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. TMS tedavisi önceleri nörolojide özellikle kas hastalıklarında tanı ve ...
Devamını Oku