Kokain bağımlılığı nedir?

Kokain, Güney Amerika’da kendiliğinden yetişen, uyarıcı etkisinden yararlanmak için yerlilerce yaprakları çiğnenen Erythroxylon coca adlı bitkiden elde edilen bir alkoloiddir. İlk kez 1860’da ayrıştırılan kokain alkaloidi 1880’de ilk olarak lokal anestezik olarak kullanılmıştır. Vazokonstriktif ve analjezik etkilerinden yararlanmak üzere halen göz, burun ve boyun cerrahisinde lokal anestezik olarak kullanılmaktadır. 1914’de bağımlılık yapıcı etkileri ve yan etkileri tanımlandığında, kokain morfin ve eroinle birlikte bir narkotik olarak sınıflandırılmıştır. Bu madde ilk kullanıldığında bile beden ve beyinde bağımlılık mekanizmalarını harekete geçirir ve kısa süre içerisinde kişi ABD’de nüfusun yaklaşık %10’unun kokaini bir kez denemiş olduğu tespit edilmiştir. En yaygın kullanıldığı yaşlar 18-34 yaşlar arasıdır.

Kokain, kullanımındaki düşüşe rağmen son yıllarda oldukça güçlü bir formu olan “crack” kullanımı artmıştır. Erkeklerde kullanımı kadınlardan iki kat fazladır, tüm ırk ve sosyoekonomik gruplarda kullanım oranı eşittir.

KOKAİN HANGİ ŞEKİLLERDE KULLANILIR?

  • Burundan kullanım (snorting): Kokain bütün mukoza bölgelerinden emilebilen bir maddedir. Etki şiddeti ve hızı çok daha fazla olduğu için burun yoluyla kullanımı sıktır. Kullanıcıların burundan alımı tercih etmelerinin bir sebebi de ilk geçiş yıkımının olmamasıdır. Böylelikle daha çok miktarda kokain vücuda alınabilmektedir.
  • Nefes yoluyla kullanım (Crack=Taş): “Crack” kokainin sigara gibi içilebilir küçük parçalar ya da “kayalar” halindeki formuna verilen addır. Kokainin amonyak veya sodyum bicarbonat (pişirme sodası) ve su ile karıştırılarak ve ısıtılarak baz hali elde edilir. Bu işlemle içiciler daha fazla kokain içeren duman elde etmeye çalışırlar. “Crack” ismi karışımın yakılarak içildiğinde çıkan kırılma seslerinden ortaya çıkmıştır. Crack kullanımı daha hızlı ve neşelendirici etki sebebiyle daha popüler hale gelmiştir. Buharlaşan kokain 7-10 saniye gibi kısa bir zamanda pulmoner kapillerden sağ kalbe ve sonrasında da doğrudan beyne ulaşır.
  • Damar yoluyla ve kas içi kullanım: Suda eriyebilen tip kokaini intravenöz kullananlar da vardır. Deri altı ve kas içi enjeksiyon şeklinde kullanımlar çok nadir görülebilmektedir.
  • Başka uyuşturucularla karıştırılarak kullanım: Kokain tüketimi genellikle çoklu madde kullanımı şeklinde olur. Kokainle eroinin karıştırılarak damar içi uygulaması eski bir uygulama şeklidir ve son yıllarda artmıştır. Eroinle alma amacı kokainin uyarıcı etkilerini bir miktar aşağı çekebilmek ve haz etkisini artırmaya çalışmaktır. Alkol, barbitüratlar, benzodiyazepinler de aynı amaçla kokain sonrasında alınabilirler. Koka sakızı tütün veya kannabis ile karıştırılarak sigara şeklinde de kullanılabilmektedir. Böyle durumlarda bağımlılık, yoksunluk ve tedavisi çok daha şiddetli ve tehlikeli hale gelir.
  • Alkol kokaini en çok uyaran maddedir. Kokain içme isteğini teşvik eder. Halk arasında kullanılan “kahve sigaranın p.dir” sözünü “alkol kokainin p.sidir” şeklinde söylemek yanlış olmaz. Alkol bir manada kokaini pazarlayan bir maddedir. 

    KOKAİN ALINDIĞINDA BEDENDE NE GİBİ TEPKİLER VE DEĞİŞİKLİKLER OLUR?

Kokain alındıktan kısa bir süre sonra bir neşelilik hali (öfori) oluşur. Bunu hareketlerde hızlanma, davranış kontrolünün kaybı, çevreye ilgi ve dikkatte, kendine güvende artış, çok becerikli olduğuna inanma, varsanılar, sanrılar ve zihinsel işlevlerde açıklık takip eder. Doz arttıkça veya kişiliğin, biyolojinin ve genetiğin etkisiyle tabloya çok daha şiddetli belirtiler eklenebilir. Örneğin aşırı neşelilik, kontrolün yitirilmesi, muhakeme bozuklukları, aşırı şüphecilik, paranoyalar, aşırı seksüel faaliyet ve aşırı hareketlilik gözlenebilir. Kokaine verilen reaksiyon her zaman neşelilik şeklinde olmaz. Bazen duygusal tepkilerde azalma da kendini gösterebilir. Uzun süre kullanmakta olan kişilerde ise daha çok huzursuzluk ve gerginlik görülür. Davranışsal tepkilerin yanı sıra bedensel tepkiler de yaşanır. Kalpte hızlanma ya da yavaşlama, göz bebeklerinde genişleme (pupillar dilatasyon), kan basıncında yükselme ya da düşme, terleme, titreme, bulantı, kusma, kilo kaybı, enerjide artma ya da azalma, kaslarda zayıflık ve gerginlik, nefes darlığı, solunum durması, göğüs ağrısı, kalpte ritim bozuklukları (kardiyak aritmi), şaşkınlık, koma gibi fiziksel belirtiler eşlik edebilir. Zehirlenme sonrasında deliriyum tablosu gelişebilir. Bütün bunlar ilk dozda oluşabilir. Ancak genellikle yüksek dozlara ulaştıkça tablo ölümcül olmaya doğru gider. 

KOKAİN BAĞIMLISI OLAN BİR KİŞİYİ DAVRANIŞLARINDAN ANLAYABİLİR MİYİZ?

Kesin olmasa da şüphelendiren davranışlar vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ani gelişen tuhaf davranışlar: Bir kişide aniden ve kendi mizacına uymayan bir coşku, sebepsiz bir mutluluk, paranoyakça davranışlar, gergin veya huzursuz tavırlar, kıpırdanmalar ve hareketlilik görülürse kokainden şüphelenilebilir. Kişi çok gülüyor ya da agresif davranıyor olabilir. Birtakım varsanılardan bahsedebilir. Kokaine bağlı ataklar 20 dakika ila 2 saat arası sürebilir.
  • Değişik konuşmalar: Aşırı ve hızlı konuşma ve konudan konuya atlamalar
  • Sık sık odadan girip çıkmalar: Kokain kullananlarda görülen bir davranış da kokaini sık sık kullanmaktır. Kokainin verdiği coşkuyu sürekli kılmak için gün boyu sık sık ve hiç durmaksızın kullanım olabilmektedir. O yüzden kokain kullananlarda bulundukları yerden sık sık ayrılmalar görülür. Kişi 20-30 dakikada bir banyoya gidiyor, sanki bir şeyler saklıyormuş gibi hareket ediyor, kaçamak bakışlar atıyorsa şüphelenmek gerekir.
  • Riskli davranışlar: Kokain kişide aşırı bir güçlülük ve yenilmezlik hissi yaşatır. O yüzden sık sık kavgaya karışma, aile içi şiddette artış ve cinayet gibi şiddet davranışları artabilir. Bu yüzden adlî olaylarda artış görülebilir. Ayrıca riskli cinsel aktivitelerde de artış olabilir. Kişilerde kendine zarar verme ve intihar eğilimi de artabilir.   
  • Ruh halinde ani iniş çıkışlar: Kokainin uyarıcı etkisinden dolayı kişinin duygu dünyasında keskin iniş çıkışlar yaşanır. Şiddetli öfke patlamaları, ani enerji yükselmeleri, dikkatte dağınıklık, dikkatin sürekli çelinmesi, bir hareketten diğerine geçiş görülebilir.
  • Sosyal çekilme: Kokain kullanan kişiler sürekli kokain almak için fırsat kovaladıklarından yalnız kalmaya çalışırlar. Sosyallikleri içmek için buldukları yandaşları ile sınırlıdır. Hep aynı kişilerle bir arada olurlar. Bu tür sosyal çekilmeler anksiyete veya depresyonda da görülür, ancak kokain kullanımından şüphelendiren diğer belirtilerle birlikte çok anlamlı bir hale gelir.
  • Hayattan zevk alamama: Uyuşturucu kullanımının ortak sonuçlarından biri hayattan zevk alamamadır. Kokain kullanan kişiler de başlangıçta zevk aldıklarını düşünürler ancak zamanla beyindeki haz merkezlerinin işleyişi kokain sebebiyle bozulur. Kişi çok yüksek doz kokainle bile zevk almaz hale gelir. O yüzden kokain kullanıcılarında zevk alamama, mutsuzluk ve depresyon çok sık görülür.
  • İştah kaybı: Kokain iştah kaybına sebep olur. Bu yüzden kişi kilo kaybedebilir ve beslenme yetersizliği yaşayabilir.
  • Kişi kokain kullandıktan sonraki günde, uyuşuk veya depresif olabilir ve aşırı huysuz davranabilir.
  • Yalanlar artabilir. Kişi ketum, güvenilmez ve yalancı olabilir.
  • Kişi ailevî ve işle alakalı sorumluluklarını, hatta kişisel temizliğini ihmal edebilir.
  • Sık enfeksiyon ve hastalanma 
  • Maddî problemler: Kokain çok pahalı bir uyuşturucu olduğundan kişide aşırı harcamalar, sık sık borçlanmalar, para istemeler, işten hastalık izni almalar, işe geç kalmalar başlar. Hatta kişisel eşyaları çalma ya da kendi değerli eşyalarını satma görülebilir.

KOKAİN KULLANIMINDAN ŞÜPHELENİLİYORSA NE GİBİ MATERYALLER ARANMALIDIR?

  • Burundan yoluyla kullananlar için pipetler, içi boş kalemler, yuvarlanmış hâlde olan veya önceden yuvarlanmış gibi görünen para ve kenarlarında toz kalıntıları olan jilet, kredi kartı veya kimlik
  • Taş şeklinde kullananlarda küçük cam pipolar, alüminyum folyo, çakmak, çok küçük taş poşetleri de dâhil boş plastik poşetler
  • Damardan alanlarda şırıngalar, kemer ve ayakkabı bağcığı dâhil turnikeler, altında yanık izleri olabilecek kaşıklar ve çakmaklar

BİR KİŞİNİN KOKAİN BAĞIMLISI OLDUĞU NASIL ANLAŞILIR?

  • Burunda veya eşyalarda beyaz toz: Alakasız bir yerde örneğin yatağın altındaki bir derginin üstünde, sandalye altında vs. toz şeklinde materyale rastlanır. Kişiye sorulduğunda pudra şekeri, un diye cevap verir.
  • Sürekli burun çekme veya burunda akma:
  • Sürekli burna dokunmak veya burnu silmek
  • Burun kanamaları ve burun içi hasar
  • Burun akıntısı
  • Burun kanaması
  • Yutma güçlüğü
  • Koku alma duyusunda azalma
  • Gözlerin kanlı olması: Alakasız saatlerde gözler kızarık veya sulu olabilir.
  • Göz bebeklerinde büyüme: Kokain, göz bebeklerini genişletir. Kokain gözleri ışığa karşı hassas hâle getirir ve kişi gözlerini korumak için güneş gözlüğü takar.
  • Vücuttaki iğne izleri: Küçük "iğne izleri" kokainden şüphelendirir.

KOKAİN BAĞIMLILIĞINDA YOKSUNLUK BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kokain bağımlılığı kullanıcılar tarafından sıklıkla inkâr edilse de çok şiddetli bir bağımlılıktır. İlk kullanımda bile bağımlılık gelişebilir. Etkisini kısa sürede gösterdiği ve kısa sürede kaybettiğinden yoksunluk gelişme potansiyeli yüksektir. Öyle ki bazen saniyeler içerisinde yoksunluk yaşayan ve günlerce aralık vermeksizin kokain kullanmak zorunda kalan kişiler vardır. Kokainin aşerme (craving) ve arama davranışı da çok şiddetli olur. O yüzden yoksunluk atakları çok sıkıntılı geçer. Yoksunluklarda aşırı istek ve arama davranışına çarpıntı, titreme, kulak çınlaması, göğüste sıkışma, kokain tadını hissetme eşlik eder. Genellikle kişide huzursuz duygudurumla birlikte yorgunluk, enerji düşüklüğü, yavaşlama, uykusuzluk ya da uykuya meyilde artış, çok canlı ve rahatsız edici rüyalar, iştah artması (tatlı krizi) ve bazen de ajitasyon gelişir. En sık belirti bitkinlik ve madde arayışıdır. Kokain yoksunluğu depresyon ve intihar davranışına sürükleyebilir. Gerek isteği gerekse yoksunluk belirtilerini kokaini çağrıştıran her şey tetikleyebilir.

KOKAİN BAĞIMLILIK ETKİSİ ÇOK GÜÇLÜ BİR MADDE MİDİR?

Kokain, yaratmış olduğu etki ve pekiştirici gücüyle bağımlılık potansiyeli en yüksek olan maddelerdendir. Bu hayvan deneyleri bile gösterilmiştir. Maymunlar üzerinde yapılan deneylerde bir erkek maymunun kafesi içinde bulunan ve çiftleşmeye hazır bulunan dişi maymuna ilgi göstermeksizin kokain enjeksiyonunu tercih ettiği gözlenmiştir. Maymunlar bitkinlik ve konvulsiyonlardan ölünceye kadar kokain alma eğilimi göstermişler. Kokain bağımlılığı çok yıpratıcı, şiddetli ve ölümcül sonuçları olabilen bir bağımlılık tipidir.

KOKAİN ZEHİRLENMESİ NEDİR?

Kokain zehirlenmesinin bir doz sınırı yoktur. Kişinin metabolizmasına ve genetik özelliklerine bağlı olarak çok düşük dozlarda da zehirlenme görülebilir. Ancak genelde toleransın ileri düzeyde olduğu ağır bağımlılıklarda alınan kokain miktarı çok yüksek dozlara ulaşabildiğinden ya da bu durumlarda kokain eroin, alkol gibi maddelerle birlikte alındığından zehirlenme ve ölüm riski de artmaktadır. Akut (ani) zehirlenme belirtileri çok kısa zamanda ortaya çıkar ve 2-3 dakika gibi çok kısa bir sürede ölüm gerçekleşebilir. Huzursuzluk, sinirlilik, aşırı konuşkanlık, şuur bulanıklığı, ağız ve boğazda kuruma, baş dönmesi ve varsanılar başlıca belirtilerdir. Reflekslerde artış, kendinden geçme, kan basıncında yükselme, solunumda düzensizlik sonrası Merkezi Sinir Sistemi depresyonu gelişebilir. Solunum, böbrek ve kalpte gelişen yetersizlikler de tabloya eklendiğinde kişi bilincini kaybeder ve ani ölüm gerçekleşebilir. Bunlar dakikalar içerisinde gelişebileceği zehirlenme belirtileri görülür görülmez kişi acil servise ulaştırılmalıdır.

 

KOKAİN BAĞIMLILIĞI TEDAVİSİNDE NELER YAPILIR?

Kokain tedavisinde genel bağımlılık prosedürleri uygulanır. Kokain tedavisi dört unsurlu yaklaşımla bütüncül olarak ele alınır. 

  1. Genel ilaç tedavisi: Bağımlılığa bağlı depresyon, paranoya, panik, takıntı, uykusuzluk, sinirlilik gibi ruhsal durumları tedavi etmek için antidepresan, antipsikotik ve dürtü kontrolünü artırmaya yönelik ilaçlar kullanılır.
  2. Bağımlılık belirtilerine yönelik ilaç tedavileri (iğne): Son yıllarda kokain bağımlılığında aşerme ve yoksunluğu ortadan kaldırmak için depo iğne uygulamaları geliştirilmiştir. Aşerme ve yoksunluk bağımlılıktan kurtulamamanın en önemli sebebidir. Depo iğne tedavisinde amaç bunları azaltarak tedavi başarı şansını artırmaktır.
  3. TMS tedavisi: Aşerme ve yoksunlukta TMS tedavisinin hem kliniğin şiddetini azaltmada hem de tedavi direncini ortadan kaldırmada etkili olabileceği bildirilmiştir. Yüksek frekansta sol dorsolateral prefrontal (sol önün arkası) bölgeye uygulanan TMS’nin şiddetli aşermelerde etkili bulunmuştur (Rao, 2019).
  4. EMDR terapisi: Çocukluk travmaları başta olmak üzere ruhsal travmalar kokain bağımlılığın önemli sebepleridir. Ayrıca kokain kullanımına bağlı yoksunluklar, aşermeler ve zehirlenmeler de travma etkisi yapar ve bağımlılığın şiddetini artırır. EMDR terapisi ile hem bağımlılığa sebep olan travmaların hem de bağımlılığın sebep olduğu travmaların çalışılması tedavi başarısını artırmaktadır. EMDR terapisi özellikle aşerme ve yoksunluğa karşı duyarsızlaştırma etkisiyle arındırma sürecinin çok daha rahat atlatılmasında yüksek etkinliğe sahiptir.

KOKAİN BAĞIMLILIĞI TEDAVİSİNDE HASTANEYE YATMAK ŞART MIDIR?

Eğer kokain bağımlılığı uzun zamandır var ve şiddeti yüksekse kişinin tedavi başlangıcını hastanede yapması çok daha emniyetlidir. Çünkü bu aşamalarda zehirlenmeye ve intihara bağlı ölüm riski yükselmektedir. Kişinin bir an önce tıbbi olarak kontrol altına alınması ve kokainden arındırılması gerekmektedir. Bağımlı kişilerde hastane yatışlarını özgürlüğün kısıtlanması olarak algılama temayülü vardır. Halbuki kişinin özgürlüğünü kısıtlayan kokaindir. Kişi sözde özgürdür ama kokainin esiridir. Hastane ortamı ise o esaretten kurtulmanın ve özgürleşmenin yeridir. Hastane yatışları mümkün olduğu kadar kısa tutulur ve kişi tehlikeli tablodan kurtulduktan ve kokainden arındırıldıktan hemen sonra taburcu edilir.

KOKAİN BAĞIMLILIĞI TEDAVİSİNDE YENİ İLAÇLAR GELİŞTİRİLDİ Mİ?

Halk arasında “bağımlılık iğnesi” olarak da bilinen “Vanoxerin”, kokain kullanımını engellemekte kullanılan bir ilaçtır. Kokain beynimizde haz ve hareketi kontrol eden beyin bölgelerinde dopamin maddesini hızlı ve kısa süreli olarak arttırır ve bu yolla bağımlılık gelişimine sebep olur. “Vanoxerine” ilişkili beyin devrelerinde dopaminin yavaş ve uzun süreli olarak ve orta düzeyde yükselmesini sağlayarak kokainin dopamin düzeylerini daha fazla arttırmasını engeller. Böylelikle kokainin bağımlılık yapıcı etkisini önler. “Vanoxerine Consta” yavaş salınımlı enjeksiyon formudur. Kokain bağımlılığının tedavisinde kullanılmak üzere özel olarak üretilmiş olan “Vanoxerine” kokain bağımlılığının tekrar etmesini önlemede kullanılmaktadır (Kadric et. al., 2019). Kokain bağımlısı bir kişiye Vanoxerin’in uygulanabilmesi için vücudunun kokainden arındırılmış olması gerekir. Vanoxerin Consta 3 ayda bir kas içine uygulanır. Yapılan çalışmalar Vanoxerinin sürekli temiz kalmaya yardımcı olduğunu, iyi tolere edildiğini ve güvenli olduğunu ortaya koymuştur (Preti, 2000).

KOKAİN BAĞIMLILIĞININ TCK’DAKİ CEZASI NEDİR?

TCK’nın 191. Maddesi uyarınca kokaini kişisel kullanım amacıyla satın alan, herhangi bir surette uyuşturucu maddeyi kabul eden, kullanma amacıyla bulunduran veya herhangi bir şekilde uyuşturucu madde kullanan kişi uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçunu işlemiş olur. Suç iki farklı şekilde işlenebilir: Uyuşturucu madde kullanma ya da kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma, satın alma veya kabul etme.

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

KOKAİN ÖLÜMCÜL MÜDÜR?

Evet kokain tehlikeli ve ölümcül sonuçları olan bir maddedir. Çok küçük dozları bile aşırı duyarlılık reaksiyonlarına sebep olabilir. Ortalama ölümcül doz damar içi kullanımda 1200 mg civarındadır. Ancak 20 mglık dozlarda bile ölümcül etki görülebilir.

En sık ani ölüm riski kalp damar (koroner arter) hastalığı olan kullanıcılardadır. Kokain hızlandırıcı etkiye sahip olduğundan kalp kasının oksijen ihtiyacını artırır ve hızla koroner yetersizliğe götürür. Bunun akabinde gelişen ventriküler fibrilasyon ya da solunumun durması ile ölüm gerçekleşebilir. Çok yüksek etki elde etme ya da intihar amacıyla çok yüksek miktarda kullanımlar, kaçakçılık sırasında gümrükten geçirmek amacıyla kokain paketlerinin yutulması ve bu paketlerin sindirim sisteminde açılması ya da piyasaya verilen maddenin saflığının artırılması nedeniyle ölümler görülebilmektedir.

Kokain diğer ölümcül etkisi kan basıncındaki ani yükselmelere bağlı beyin kanamalarıdır.

Kokain, lokal anestezik özelliğinden dolayı epilepsi nöbet eşiğini düşüren (konvülzan) bir özelliğe de sahiptir. O yüzden durdurulamayan sara nöbetleri (status epilepticus) sebebiyle ölüm görülebilmektedir.

Kokaini kronik bir şekilde sigara ya da nefes yoluyla kullananlarda sık sık akciğer enfeksiyonu ve pnömotoraks görülebilmektedir.

Kokainin enjeksiyon yoluyla kullanımlarında ve güvensiz cinsel ilişki riskinin artmasıyla başta Hepatit B ve C, HIV gibi kan ve vücut sıvıları yoluyla geçen bulaşıcı hastalık riski artar.

Kokain vücut ısısının düzenlenmesini bozar ve hipertermi ortaya çıkabilir.

KOKAİN BAĞIMLILIĞINA EŞLİK EDEN PSİKİYATRİK BOZUKLUKLAR NELERDİR?

Kokain dopaminin etkinliğini artırdığı için şizofreniye benzer bir duruma sebep olabilir. Ses duymalar ve paranoid sanrılar görülebilir. Tüketime bağlı depresyon, mani atakları, panik atak krizleri ve fobik reaksiyonlar sıklıkla görülür.

KOKAİN PARANOYA YAPAR MI?

Kokain dopaminin etkinliğini artırdığı için büyüklük ya da referans sanrılar, kıskançlık paranoyaları gelişebilir.

KOKAİN ŞİZOFRENİYE SEBEP OLUR MU?

Kokainin direk şizofreniye sebep olduğuna dair veriler yoktur ancak aşırı uyarıcı ve etkisini şizofreninin de sebebi olan dopaminin artışıyla gösterdiği için şizofreni benzeri bir psikotik tabloya sebep olur. Bu durum genelde kokainin bırakılmasıyla kaybolur. Ancak kokain ailesinde şizofreni yüklülüğü olan kişilerde şizofreni riskini daha da artırabilmektedir. Eğer kişide alevlenmeyi bekleyen bir şizofreni geni mevcutsa onu diğer uyuşturucu maddeler gibi harekete geçirebilir. Bazen şizofreninin erkenden tetiklenmesine sebep olabilir.

KOKAİN BAĞIMLILIĞINDA AŞERME (CRAVİNG) NEDİR?

Aşerme hem fiziksel hem de duygusal olarak kokaine aşırı bir istek duyma halidir. Aşermeler genellikle, hatırlatıcı ya da tetikleyicilerle oluşur. Uyuşturucu gereçleri, birlikte kokain kullanılan arkadaşlar, sosyal durumlar, kokain kullanımıyla ilişkili yerler, kokain kullanımıyla ilişkili duygular veya ruh halleri (zevk alma hali gibi), altta yatan stres veya travmatik bir olay, kokainin akla gelmesi aşermeyi tetikleyebilmektedir. Aşermenin şiddeti yoksunluğun şiddetini de öngörmemizi sağlar. Aşerme şiddeti arttıkça bağımlılığın ve yoksunluğun şiddeti de artmaktadır.

KOKAİN AŞERMELERİ NE KADAR SÜRER?

Birçok kişide kokain kullanımının kesilmesinden sadece birkaç saat sonra hatta dakikalar sonra aşerme meydana gelebilir. Birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilir. Aşerme süresini belirleyen unsurlar kokainin kullanıldığı süre, kullanılan miktar, kullanma sıklığı, ailede bağımlılığın varlığı ve beraberinde ruhsal sorunların varlığıdır.

KOKAİN İDRARDA KAÇ GÜNE KADAR TESPİT EDİLEBİLİR?

Davranışsal etkileri kısa dönemli olmasına rağmen; ko­kainin yıkım ürünleri kan ve idrarda on güne kadar saptanabilir. Son kullanımdan sonra, kokain veya metabolitleri tipik olarak kan veya tükürük testinde 2 güne kadar, idrar testinde 3 güne kadar ve saç testinde aylar hatta yıllarca görülebilir. Ağır bir kullanıcıda 2 haftaya kadar idrar testinde pozitif çıkabilir.

KOKAİNİN ETKİSİ KAÇ SAAT SÜRER?

Kokainin etkisi bağımlı olmayan bireyler için birkaç gün sürmektedir. Ancak sürekli kullanımlarda tolerans gelişir ve etki süresi kısalmaya başlar. Bu saatlere hatta dakikalara kadar düşebilir.

KOKAİN CESARET VERİR Mİ?

Evet kokain uyarıcı olması sebebiyle kişiye sahte bir cesaret hissi verir. Kişi her şeyi yapabileceği, herkese gücünün yeteceği, önünde kimsenin duramayacağı düşüncelerein kapılabilir. Bunun sonucunda aşırı güven patlaması yaşar ve agresif davranışlar sergileyebilir. Sık sık kavgaya ve tartışmaya girebilir. 

KOKAİN CİNSEL İSTEĞİ ARTIRIR MI? CİNSELLİĞE NASIL ETKİ EDER?

Halk arasında kokainin cinsel gücü artırdığına ve cinsellikte uyarıcı etkiye sahip olduğuna inanılır. Kokain kullananlarda kısa süreli bir cinsel uyarıcı etki, boşalmada gecikme ve ereksiyon süresinde uzama görülür. Ancak kronik kullanım ve bağımlılık sonucunda sıklıkla ereksiyon kaybı gelişir. Cinsel yaşam uzun süreli kullanımlarda büyük zarar görür. Kişi kokain kullansa da cinsel güçte artma olmaz ve cinsel hayat bitme noktasına gelir. Kokainin propagandası cinsel gücü ve performansı artırdığı ve cinsellikten daha çok zevk alınmasını sağladığı yönünde olduğundan özellikle gençler arasında sıklıkla kullanılmakta ve bu da kişileri hızla bağımlılığa sürüklemektedir.

KOKAİNİ BIRAKMAKTAN KORKUYORUM? NE YAPMALIYIM?

Kokaini bırakamıyorum sözü bağımlılardan sıklıkla duyulan bir sözdür. Kokainin yarattığı şiddetli aşermeler ve yoksunluklar kişide yaratığı örselenmeyle korkuya dönüşür. Kişi bunları bir daha yaşarım düşüncesiyle bir türlü bırakamaz. Sonrasında da bırakamayacağına inanmaya başlar. Halbuki ne kadar şiddetli olursa olsun aşermeler ve yoksunluklar düzgün bir tedavi desteği ile kısa sürede kontrol altına alınabilmektedir. Son zamanlarda kokainin yarattığı aşermeyi ve yoksunluğu söndürmeye yönelik ilaç tedavileri ve terapi stratejileri geliştirilmiştir. Yapmanız gereken ümitsizliğe kapılmayıp bir an önce destek için başvurmaktır. Sonuçta bırakmaya karar vermek de bırakmak da sizin elinizdedir. Modern tedavi uygulamaları artık kişiyle iş birliği içinde uygulanmaktadır. Kişinin rızasının dışında ve zorlamayla yapılan müdahaleler artık terk edilmektedir. Çünkü bu şekilde sonuç almak mümkün olmamaktadır. Tedaviye başvurduğunuzda zorlanmayacağınızı ve iş birliği prensibinden hareket edileceğinizi bilmeniz önemlidir.

KOKAİN BAĞIMLILIĞI NASIL GELİŞİR?

Herhangi bir sebebe ve etkene bağlı olarak başlayan kokain alımları, merkezi sinir sisteminde haz merkezlerinde ve özellikle limbik sistemde dopamin reseptörlerinin sayısında ve duyarlılığında bozulmalar yaratarak zevk eşiğinin yükselmesine, o da sürekli kokaini kullanma ihtiyacına sebep olur. Bir zaman sonra kokain zevk verdiği için değil zorunluluktan dolayı kullanılır ve bağımlılık gelişir.

 

Sosyal Medyada Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Kumar Hastalığı

Kumar bağımlılığı beynin dürtü kontrolünde etkili olan ve orbitofronta...

Bonzai Kuduz Gibi Saldırgınlaştırıyor

Bağımlılık yapan maddelerin çoğu öfke kontrolünü bozar, ancak Bonzai’d...

Sigarayı Bırakmak Ancak Psikolojik Destekle Mümkündür

Sigara bağımlılığı insanoğlunu tehdit eden en önemli halk sağlığı soru...

TMS Tedavisi

tms-tedavisi
TMS nedir? Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. İçindekiler TMS tedavisi ilaç direncini düzeltir ...
Devamını Oku