Koreli halterci halterin başına geldi. Herkes kesin kaldırır gözüyle bakıyor. Elleriyle halteri kavradı, ful konsantre derken seyircilere anlık bir bakış fırlattı işte o an dedim ki “kaldıramaz” dedim. Kaldıramadığı gibi kolu sakatlandı. 

Spor psikolojisiyle ilgilenen biri olarak olimpiyatlarda büyük oranda kimin ne yapacağını beden dilinden anlıyor gibiyim. Bunu nasıl anlıyorum? Sporda çok önemli olan konsantrasyonun seviyesinden. Halteri kaldırmaya milisaniyeler kala bakışların seyirciye veya salondaki bir sese kayıyorsa sen herkül de olsan o halteri kaldıramazsın kardeşim. Çünkü sporda fizik ve güç kadar beyin gücü ve konsantrasyon yeteneği de şart. 

Olimpiyatlarda başarılı olamayan sporcularımızın birçoğunun yeterince konsantre olamadıklarını ve normal performanslarının çok altında kaldıklarını görüyoruz. Yüksek motivasyon bunda etkili midir? Etkilidir, ancak daha da etkili olan şey sporculara bu konuda yeterli psikolojik desteğin verilememiş olmasıdır. Sporda “yapacaksın, başaracaksın, aslanım, koçum” gibi hamasi gaza getirmelerin hiçbir etkisi yoktur. Spor gerçekçi bir etkinliktir. Hele hele olimpiyatlarda şans faktörü neredeyse sıfırlanır, beyninin ve bedeninin gücü neyse ancak onu ortaya koyabilirsin. 100 metre koşan bir yarışçının 50. Metreden sonra hızını pik performansa getirmesi sadece beden gücüyle olacak iş değildir. Ful konsantrasyon, yüksek bir beyin gücü ve motivasyondur. Bir sporcunun bu başarıyı elde edebilmesi için beyninin ruhsal ve zihinsel performansı son derece yerinde olmalıdır. Mesela Usein Bolt’u ele alalım. Yanlış hatırlamıyorsam 2011 Dünya şampiyonasında hatalı çıkış yaparak elenmişti. Oradaki sorun neydi aşırı gerginlik ve onun sebep olduğu zamanlama hatası. 100 metreyi 9.56’da koşmuş bu insan eğer zihinsel ve ruhsal açıdan yorgun veya düşük performansta olsa belki 10 saniyede bile koşamaz. Bir atleti koşturan bacakları değil beynidir.  Bacaklar sadece araçtır. Koşturan beyindir. 

Sporcularımızın bazıları deneyimsizliğin verdiği etkiyle aşırı gerginlik ve kaygı yaşadıklarından konsantre olamadılar ve kendilerinden beklenilen performansı gösteremediler. Bence bakanlığımız gerek maddi ve gerekse manevi desteği verdiler. Fizik kondisyon ve moral açısından bir eksikleri yoktu. Ancak sonuçlar gösteriyor ki sporcular spor psikolojisi açısından yetersiz kalmışlar ve beyin kondisyonlarının geliştirilmesi adına bir şey yapılamamış. Eğer 2020 olimpiyatlarında bir Çin veya ABD olmak istiyorsak çalışma programlarına Beyin Güçlendirme Çalışmalarını” ilave etmek gerekir. Nasıl konsantre olacaklar, streslerini nasıl yönetecekler, dikkat performanslarını nasıl artırabilecekler, yarışma süreçlerini nasıl yönetecekler bilmek zorundalar. Usein Bolt’un yarışma tarzına bakılırsa başından sonuna bir yönetim faaliyetinin olduğunu görürsünüz. İyi bir çıkış, ondan sonra toparlanma, konsantrasyonun sürdürülmesi, rakipleri kontrol, son hamleyi yapma ve yarışı sonlandırma. Bu milisaniyeler içinde değişen süreci yönetmek için sadece güçlü kaslar ve iyi bir fizik kondisyon sizce yeterli olur mu? Beyninizin yönetsel fonksiyonlarının da eş zamanlı olarak yüksek olması gerekmektedir.  

Sporcuların çoğu genç insanlar. Çocukluktan itibaren bilinçli bir şekilde spora başlamış olanlar azınlıkta. O yüzden 2020’ye daha 8 sene varken bugünden daha seçerken çocukların beyin fonksiyonlarını ölçmek, değerlendirmek ve onları fizik ve beyin yapılarına göre yönlendirmek son derece önemlidir. Fizik kondisyonu için yapılan çalışmalar bilgisayarlı modüller vasıtasıyla beyin kondisyonunu geliştirmek için de yapılabilmektedir. Mesela bir insanın konsantre olma yeteneği, dikkat becerisi geliştirilebilir. Tıpkı kasın gücünü geliştirir gibi dikkat ve konsantrasyon hücrelerinin de gücünü geliştirebiliriz.

Stresi Yönetmek Öğretilmeli

Sporcular farklı kültürlerden ve farklı aile yapılarından gelebiliyorlar. Stres ve sorunlar karşısında nasıl bir tavır alacaklarını aile içi eğitim belirliyor. Mesela otoriter ailelerin çocuklarında baskı karşısında aşırı öfkelenip isyan etme veya içe kapanıp kendini ifade etmeme ddurumları gözlenebilir.

Sosyal Medyada Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Küçük Fenerliler Ne Olacak?

Küçük Ali 12 yaşında, hayat dolu ve zeki bir çocuk. Yakın bir arkadaşı...

Stres, Futbol ve Psikolojik Destek Programı

Bugün 2010 Dünya Kupası’nın finali oynanacak. Gündem futbol olunca bug...

Ne Daum Gitsin Ne Aziz Yıldırım Sadece Gol Atacak Adam Gibi Santrafor Gelsin

Fenerbahçe Türk futbol tarihinde benzeri görülmemiş bir talihsizliği i...

TMS Tedavisi

tms-tedavisi
TMS nedir? Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. İçindekiler TMS tedavisi ilaç direncini düzeltir ...
Devamını Oku