“Korktuğumda ve kaygılandığımda kekeliyorum… Şarkı söylerken kekelemiyorum”

“Öfkemi ifade edemiyorum”

Ses, hece ve sözcüklerle uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulmasına “kekemelik” denir. Kişinin konuşma güçlüğüne korku, endişe duyguları ve beden dili de katılır.

Çocukluklarda aşırı korkma, şiddete maruz kalma duygusal, fiziksel durumlarda kekemeliği gözlemliyoruz. Kekemelik şikayetiyle gelen kişilerde öfke duygusunu ifade edememeye rastlıyoruz. Çocuk ve ergenlikte korku, öfke, suçluluk duyguları olan kişilerde daha sıklıkla görülebilir. Çocukluk dönemi fiziksel, duygusal, cinsel istismara maruz kalmak kekemeliğin sebepleri arasında görülebiliyor. Okulda akran grupları arasındaki çatışmalarda tetikleyebiliyor. Utanç duygusu kekemeliği sürdüren bir şey oluyor.

Kekemelik Sıklıkla Hangi Yaşlarda Ortaya Çıkar?

Kekemelik, dil gelişiminin erken dönemlerinde (2-6 yaş) ortaya çıkar. Nadiren yetişkinlikte de ortaya çıktığı görülebilir. Cinsiyet açısından ise, erkek çocuklarda kız çocuklara göre daha sık görülmektedir. Kekemeliğin şiddeti ve sürekliliği de kız çocuklarında daha fazladır.

Kekemeliğin Nedenleri

Kekemeliğin nedenleri ile ilgili birçok görüş bulunmaktadır. Kekemeliğin yalnızca tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmadığı düşünülmektedir.

Yapısal Nedenler

Bazı görüşler, kekemeliğin yapısal nedenlere bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bedensel, nörolojik veya fizyolojik bir nedene bağlamaktadır. Kişi de, kekemeliğe yönelik bir yatkınlığın olduğunu, çevresel faktörlerinde bu yatkınlığı tetiklediğini ortaya koymaktadır.

Öğrenilmiş Davranış

Bazı çalışmalar, kekeme olanlarla olmayanlar arasında, fiziksel, sağlık, kalıtım açısından bir farklılık olmadığını göstermektedir. Kekemeliğin öğrenilen bir davranış olduğu görüşündedir. Örneğin, anne kekeme ise çocuğun anneyi model alması ve kekelemesi gibi.

Çevresel Nedenler

2-6 yaş arası çocuğun düşünme hızı sözcükleri çıkarabilme hızına göre daha fazladır. Bu nedenle çocuk “normal” olarak bir kekemelik dönemi yaşar. Bu döneme özgü görülen geçici kekemelik, dil gelişiminin doğal sonucu olarak görülebilir. Çocuk, bu durumun farkında olmadan duraklar, tekrarlar yapar. Çevrenin bu durumu çocuğun konuşmalarını düzeltmesi, baskıcı tutumu, çocuğun dikkatinin konuşması üzerine çekilmesine neden olur. Çocuğun yaşadığı bu dönemde konuşmasının kekemelik olarak etiketlenmemesi önemlidir.

4- Akran Grupları Arasındaki Çatışmalar

Akran grupları ile yaşanan çatışmalar, bu çatışmalar esnasında çocuğun veya ergenin duygularını ifade edememesi sonrasında açığa çıkan kekemelik ve sonrasında çocuk veya ergenin utanç duymasıdır.

Travmatik Yaşantılar

Fiziksel, duygusal, cinsel istismara maruz kalmak, sonrasında yaşanan korku, öfke, suçluluk duyguları da kekemeliği tetikleyebilir.

Tedavi

Aile ile işbirliğinin kurulması oldukça önemlidir. Çocuğun konuşmasının düzeltilmesi, ailenin baskıcı tutumu (zorlama, utandırma) bunun yanı sıra alay edilmesi gibi durumlara yönelik aileye gerekli bilgilerin verilmesi önemlidir. Çocuğun travmatik yaşantılarının belirlenmesi, bu yaşantıların psikoterapi ile çalışılması da tedavinin önemli parçalarındandır. Tedavinin bir diğer ayağı ise, konuşma terapistleri tarafından özel konuşma terapisinin uygulanması şeklindedir.

Sosyal Medyada Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Özel Öğrenme Güçlüğü

Öncelikle Özgül Öğrenme Güçlüğü normal ve normalden zeki çocukların ya...

Rett Sendromu

Rett sendromu, yaygın gelişimsel bozukluklardan birisi olarak sınıflan...

Çocuklarda Zekâ Geriliği (Mental Retardasyon)

Zekâ geriliği, ortalamanın altındaki zekâ işlevi ile birlikte iletişim...

TMS Tedavisi

tms-tedavisi
Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. TMS tedavisi önceleri nörolojide özellikle kas hastalıklarında tanı ve ...
Devamını Oku