''Konuşarak çözemediklerimi EMDR ile aştım'' Gerçekten mümkün mü?

Konuşarak çözemediklerimi EMDR ile açtım. Gerçekten mümkün mü? Hayatta bazı yaşantılar vardır ki bir türlü unutulmaz. Anlatırız, paylaşırız ama her seferinde yeniden yaşıyormuş gibi hissederiz. Aslında burada sorun bu anıların beyinde işlenememiş olmasıdır.
Normal koşullarda yaşadığımız her olay beyin kabuğunun özelleşmiş bölgelerinde işlenir, anlamlandırılır ve uygun şekilde belleğe kaydedilir. Bu işlem tamamlandığında olay travmatik bile olsa beyin onu işlevsel bir bilgi ve tecrübeye dönüştürmüş olur. Ancak özellikle çocukluk döneminde yaşanan ya da şiddeti yüksek travmalar beynin işleme kapasitesinin zayıf olduğu dönemlere denk gelirse bu süreç tamamlanamaz. Bu durumda anı bellekte dağınık ve sindirilmemiş biçimde kalır.
Tetiklendiğinde kişi değersizim, yetersizim, güvende değilim, sevilmeye layık değilim gibi rasyonel olmayan inançlara kapılır. Eş zamanlı olarak kaygı, endişe, korku, üzüntü gibi duygularla birlikte çarpıntı, kas gerginliği, nefes darlığı ya da uyuşma gibi bedensel tepkiler de ortaya çıkar.
Zamanla bu durum depresyon, kaygı, obsesif düşünceler ya da bağımlılık gibi psikiyatrik sorunlara zemin hazırlayabilir. İşte EMDR terapisi bu noktada devreye girer. EMDR beynin sağ ve sol yarımkürelerini iki taraflı uyaranla aktive ederek bu işlenmemiş anıların yeniden işlenmesini sağlar.
Beyin o yaşantıyı artık rasyonel bir çerçeveye yerleştirir. Duygusal yük azalır. Düşünceler berraklaşır. Kişi olayı hatırlamaya devam eder ama artık o duygusal acıyı hissetmez. Sonuçta kişi travmatik anıyı geride bırakmayı başarır ve doğal bir iyileşme sürecine girer.
hala sindiremediğiniz ve sizi hatırladığınızda hala rahatsız eden travmatik anılarınız veya olumsuz yaşantılarınız varsa bu noktada EMDR terapisi size büyük destek ve katkı sağlayacaktır.