İntihar maalesef zaman zaman gündemi meşgul eden önemli bir toplumsal sorun. Bir gün önce acı bir intihar haberi Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinden geldi. Sınıfındaki erkek arkadaşına “seni seviyorum” yazılı kâğıdı verirken öğretmenine yakalandığı söylenen bir kızımızın babasının tüfeğiyle canına kıydığı haberi yayınlandı. Haberde “töre korkusunun” buna sebep olduğu belirtiliyor. 

İntihar insanın kendisini hayattan koparmak için giriştiği eylemdir. Kişinin kendisini cezalandırmasından ziyade çaresizliğinin bir yansımasıdır. Planlanmış olabilir, ama kasıtlı değildir. Çünkü ortada ölmekten başka çarenin kalmadığı gibi bir inanış vardır. Kişi acı veren gerçeklikten kurtulma çabası içindedir. 

İntihar değişik aşamalardan ve şekillerden oluşabilir. Düşünce aşaması bazen sağlıklı bireylerde de ölümü merak şeklinde kendisini gösterebilir. Ancak burada hiçbir zaman niyet söz konusu olmaz. Sorunlu bireylerde ise çözümsüzlük noktasında akla gelmeye başlar. Bu zamanla niyete dönüşür. Kişi intiharı nasıl gerçekleştireceğini planlamaya başlar. Kendisine yakın bir yöntemi keşfettiğinde de teşebbüse geçer. Teşebbüs ölümle sonuçlandıysa buna “gerçek intihar” adı verilir.  

İntiharların %69’u kadınlarda, %31’i erkeklerde görülür. Ölümle sonuçlanan intiharların %70’i erkekler, %30’u kadınlar tarafından gerçekleştirilir. 
İntihar farklı görüntülerle karşımıza çıkabilir. Bazı kişiler istedikleri bir şeyi elde etmek için intihar tehditleri savurabilirler. Bu kendilerinde bir alışkanlık haline gelebilir. İstediklerini elde edemediklerinde de intihar gösterilerine kalkışabilirler. Teşebbüsten önce kurtulmaları için de bir zemin hazırlarlar. Mesela ilaç içtiğini veya içeceğini bir yakınına telefonla bildirebilirler. Genellikle histriyonik ve sınır kişilik sorunu olan, olgunlaşamamış bireylerde görülür. Ama ne olursa olsun intiharı dillendiren herkes ciddiye alınmak zorundadır. Önceden planlamaksızın oluşan intiharlar da vardır. Toplumsal açıdan tehdit oluşturan intihar şekillerinden biri de budur. Farklı sebeplerle olabilir. Özellikle 13-19 yaşlarında görülür. Ölürken insanın neler hissedeceğini merak edip kendisini asmaya çalışan ama kurtulamayan olgular vardır. Yine bir olay üzerine ani gelişen kendini atmak, silahla vurmak gibi şekiller de gözlenebilir.

İntihar İçin Kimler Risk Grubudur?

  • Erkekler
  • İleri yaşlılar
  • Sağlığı giderek bozulanlar
  • İş kaybı yaşayanlar
  • Depresyon, şizofreni ve organik beyin hastalığı olanlar
  • Önceden intihar girişimi olanlar

Mutsuz ve umutsuz bireyler gitgide arttığı 21. y.y. da intihar riskinin de arttığı gerçeğini unutmamak gerekir. Özellikle ergen grubu açısından dikkatli olunmalıdır. Katı ahlak anlayışları, aile ve mahalle baskıları, suçluluk uyandıracak eğitim modelleri riski daha da artırmaktadır. Olabildiğince anlayışlı, müşfik, paylaşımcı ve empatik olmak gençlerimizi risk altında olmaktan kurtaracak en önemli yaklaşımlardır. 

 

Sosyal Medyada Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Depresyon Okul Başarısını Azaltıyor

İnsan beyninin en önemli görevi ruhsal ve zihinsel performansı korumak...

Depresyon ve Travmalar Kontrolsüz Alışverişe Sebep Olabiliyor

Çağımızın özellikle kadınları etkileyen en önemli sorunlarından biri a...

Antidepresanlar Gerektiğinde Kullanılmalı

Depresyon dünyanın en büyük sağlık sorunlarındandır. En sık görülen il...

TMS Tedavisi

tms-tedavisi
Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. TMS tedavisi önceleri nörolojide özellikle kas hastalıklarında tanı ve ...
Devamını Oku