Teknoloji bağımlılığın her yaş grubunda giderek artış gösterdiğini belirten Psikiyatrist/Psikoterapist Dr. Adnan Çoban, teknoloji bağımlılığının zararları ve kontrol altına almak için yapılması gerekenleri anlattı.

Teknoloji bağımlılığı, insan-makine etkileşiminin bozulması sonrasında oluşan kimyasal olmayan bir davranışsal bağımlılık tipidir. Televizyon gibi pasif, bilgisayar, telefon gibi aktif şekilde olabilir. Hızla değişen ve gelişen teknoloji, coğrafi ve kültürel mesafeleri aynı hızla ortadan kaldırmakta ve bireyden hareketle dünyanın geleceğini şekillendirmektedir. Televizyon, telefon ve bilgisayar gibi teknolojik ürünlerin hayatımızın neredeyse vazgeçilmez unsurları haline geldiği günümüzde, alışveriş çılgınlığının da etkisiyle teknoloji bağımlılığı çok önemli bir toplumsal olay haline gelmiştir. İşin ilginci “bilgiye ve hizmete hızla ulaşma” yoluyla kişisel gelişime katkı sağlayan teknoloji, kötüye kullanım sonrasında insanı insan yapan fiziksel, ruhsal, zihinsel ve sosyal değerlere zarar veren bir etkiye dönüşmektedir. Dolayısıyla teknolojiden uzaklaştırmak yerine doğru kullanımı teşvik edecek bir eğitim sistemini oluşturmak gerekir. Nitekim araştırmalar batı toplumlarında kariyer rekabeti açısından teknolojiyi iyi kullanmanın büyük bir avantaj olduğunu göstermiştir. Aşırı teknoloji yüklemesi çağımızın hastalığı olarak kabul ediliyor. E-posta, PDA, iPhone, dizüstü bilgisayar ve cep telefonları modern dünyamızın hakimi durumundadır. İnternet ile bağlantılı yaşamlarımız bizi herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, filmlerde, golf sahasında, trafik ışıklarında, hemen hemen her yerde erişilebilir olma durumuna getirdi. Günümüzde aşırı teknoloji yükünü azaltmanın ve kontrollü teknoloji kullanımıyla sağlıklı bir yaşam ve iş döngüsü kurmanın yolları araştırılıyor.

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞININ ZARARLARI NELERDİR?

Fiziksel gelişimi engeller, obeziteyi körükler. Epileptik nöbetleri tetikleyebilir. Özellikle 18 yaş üzeri sitelere çocuk ve ergenlerin de girebiliyor olmaları cinselliğin doğal gelişimini sekteye uğratabilir. Bu, ileri yaşlarda cinsel doyumsuzluk, cinsel isteksizlik, cinsel kimlik bunalımı gibi sorunlara yol açabilir. Çocukların bu tür sitelerle karşılaşmaları ruhsal travma etkisiyle korkulara ve takıntılara sebep olabilir. Teknolojik araçların yanlış kullanımı muhakeme gücünü zayıflatır, analitik düşünme yeteneğini azaltır ve beyin enerjisini tüketir. Bilgisayarda rutin olarak tekrarlanan işler ve aynı tip oyunlar öğrenme bilgiyi yorumlama yeteneğini zayıflatabilir. Aşırı bilgisayar kullanımı sözel öğrenme gücünü engeller. Yapılan araştırmalarda öğrencilerin birçoğunun çalışma alışkanlıklarının azalmasına bağlı olarak akademik başarılarında düşme yaşadıkları ve geç saatlere kadar bilgisayar başında oturmanın sabah kalkmada zorlanmalara neden olduğu bildirilmiştir. Teknolojinin kötü kullanımı otorite, aile ve arkadaş ilişkilerini olumsuz yönde etkiler. Bireysel hayatın gerçekten kopup sanal hayata kaymasına sebep olur. Bunun sonucunda toplumdan kopmalar yaşanır.

Teknoloji bağımlılığı, psikoterapi yöntemleri ile kontrol altına alınabilir. Psikoterapi beynin dürtü kontrolünde işlev gören bölgelerini güçlendiren bir yaklaşımdır. Psikoterapi ile kişilerin teknolojiyi amaçları doğrultusunda işlevsel bir şekilde kullanmaları sağlanarak sosyal hayatlarına daha fazla vakit ayırmaları ve daha aktif bir yaşam sürmelerine yardımcı olunur. Özellikle EMDR terapisi teknoloji bağımlılığında etkin terapi protokollerine sahiptir. Özellikle yaşanan travmalar sebebiyle oluşan ruhsal boşluğu teknoloji ile doldurma davranışının giderilmesinde son derece faydalı bir yaklaşımdır.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Sınav Kaygısı Başarıyı Azaltıyor!

Ülkemizde her sene liselere ve üniversitelere giriş sınavları yapılıyo...

Çocuk Ve Ergenlerde Bedensel Yakınmalar Depresyon Belirtisi Olabilir

Depresyon sadece yetişkinlere yönelik bir hastalık değildir......

Alışveriş Bağımlılığı Nasıl Tedavi Edilir?

“Pazara bir torbayla gidiyorum, beş torbayla dönüyorum.” “Elimde değil...

TMS Tedavisi

Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. TMS tedavisi önceleri nörolojide özellikle kas hastalıklarında tanı ve ...
Devamını Oku