Depresyon sadece yetişkinlere yönelik bir hastalık değildir. Çocuklar ve ergenlerde de depresyon gelişebilir. Ebeveynler çoğu zaman depresyonun belirtilerini tanımakta zorlanabiliyor. Bu durum tanı konulmamasına ve tedavi sürecinin gecikmesine neden olabilir. Psikiyatri Uzmanı ve Psikoterapist Dr. Adnan Çoban çocuklarda ve ergenlerde depresyon belirtileri ve tedavi sürecini anlattı.

Çocukluk ve ergenlik döneminde, bireyin duygu durumunda farklılıklar gözlenmesi psikolojik sorunların habercisi olabilir. Depresyon, genellikle yetişkin hastalığı şeklinde bilinir. Ancak çocuk ve ergenlerde de görülebilmektedir. Psikiyatri Uzmanı ve Psikoterapist Dr. Adnan Çoban, çocuk ve ergen depresyonu hakkında bilinmesi ve dikkat edilmesi gerekenleri tüm detayları ile anlattı.

Çocuk ve ergen depresyonunun belirtileri nelerdir?

Depresyonun temel belirtileri bütün yaşlarda aynıdır. Ancak bazı yaşlarda, birtakım belirtilerin görülme sıklığı farklılık gösterebilir. Örneğin; depresif çocuklar kendilerini üzgün hissettiklerini, canlarının sıkıldığını söyleyebilirler ama yetişkinler kadar üzgün görünmeyebilirler. Depresyondaki çocuklar ve ergenler üzgün olmaktan çok huzursuz görünürler. Depresyona giren çocuklar, çok kısa süre içerisinde fark edilirler. Çünkü ruh durumlarında, davranışlarında, çevreyle ilişkilerinde, okul başarılarında ani bir bozulma görülmektedir. Fakat depresyonu yavaş yavaş gelişmiş ve uzun süredir depresyonda olan çocuklarda bozulma; sinsi bir seyir takip edeceğinden ortaya çıkan anormal tavır ve davranışlar, çocuğun huyunun kötü ve becerilerinin yetersiz ya da zayıf olmasına bağlanabilir.

Depresyon intihara sürükleyebilir

Suçluluk duyguları, ümitsizlik ve gelecek kaygıları gibi belirtiler çocuklardan çok ergenlerde dikkat çeker. Yaş ilerledikçe hayattan zevk almama, sanrılar (mantık dışı düşünceler), zihinsel ve bedensel durgunluk, uyku fazlalığı daha sık görülür. Çocuk depresyonunda bedensel yakınmalar (baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı, kusma gibi) çok sık ortaya çıkar. Bilhassa depresyona giren küçük çocukların hemen hepsinde bedensel yakınmalar görülür. Daha büyük yaştaki çocuklar ve ergenler bedensel şikayetlerden daha az yakınırlar. Yaş ilerledikçe çok seyrek de olsa işitme halüsinasyonları (kulağa ses gelmesi), üzgün görüntü ve özsaygıda düşüklük gibi şikayetler de belirebilir. İntihar düşünceleri, konsantre olamama, mutsuzluk ve uykusuzluk neredeyse her yaşta dikkat çeken depresyon belirtileridir. İntihar düşünceleri her yaşta görülmekle birlikte intihar girişimleri ve intihara bağlı ölümler, çoğunlukla ergenlerde ortaya çıkmaktadır. Yani, ergenlik öncesi dönemdeki çocuklarda intihar düşüncesi çok seyrek bir şekilde görülmektedir.

Kilo kaybı sık rastlanan bir depresyon belirtisidir

Erişkin depresyonunda kilo kaybı, sık rastlanan bir depresyon belirtisidir. Çocuk ve ergenlerde kilo kaybından çok yaşa göre beklenen kilonun alınıp alınamadığı üzerinde durulmalıdır. Okul öncesi dönemde olup depresyona giren çocuklarda; gülmeme, oyunlara ve bütün faaliyetlere ilgisizlik gibi belirtiler dikkat çekmektedir. Bu çocuklar kolayca ağlar ve hemen huzursuzlanır. Saldırgandırlar; kendilerine, başkalarına ve eşyaya zarar verirler. Okul çağındaki bir çocuğun ders başarısında ani bir düşüş varsa ve çocuk akranlarından uzaklaşma eğilimindeyse akla hemen depresyon gelmelidir. Bu çocuklarda huzursuzluk, kavgacılık, münakaşaya yatkınlık gibi belirtiler de olabilir. Okula gitmeyi reddedebilirler. Sıkıntılı, kaygılı, gergin, endişeli olabilirler.

Çocuk ve ergenlerde depresyon görülme sıklığı nedir?

Depresyon görülme sıklığı; okul öncesi çocuklarda binde 3, okul çağındaki çocukların ergenliğe kadar olan sürecinde binde 4 ila 30, ergenlerde binde 4 ila 64 oranındadır. Distimik bozukluk ise (yani hafif şiddette ama en az iki yıl süren depresyon); okul çağındaki çocuklarda binde 6 ila 17, ergenlerde binde 16 ila 80 oranında görülür. İki uçlu mizaç bozukluğunda (manik depresif hastalık) bu oran; okul çağındaki çocuklarda binde 2 ila 4, ergenlerde binde 10 olarak tespit edilmiştir. Küçük çocuklarda depresyon sık görülmemekle birlikte, yaş ilerledikçe yetişkin oranlarına yaklaşmaktadır.

Depresyon geçiren çocukların iyileşme süreleri nedir?

Hastalığın ortalama süresi depresyon geçiren çocuklarda 32 ay, distimik bozukluk (hafif şiddette, ama uzun süren depresyon) yaşayan çocuklarda ise 3 yıldır. Depresyon teşhisi konan ergenlik öncesi çocukların yüzde 92' si 18 ayda, distimik bozukluk teşhisi konan ergenlik öncesi çocukların yüzde 89'u 6 yılda iyileşmektedir. Görüldüğü gibi; çocuklarda depresyon kısa sürede iyi­leşmeyen, hayatın önemli yıllarında ciddi kayıplara yol açan bir hastalıktır. Hastalık ne kadar küçük yaşta başlamışsa, iyileşme de o kadar uzun sürer.

İki uçlu mizaç bozukluğuna neden olabilir

Depresyon geçiren çocukların yüzde 72'sinde hastalık tekrarlar. Tekrarlama riskinin en yüksek olduğu dönem, iyileştikten sonraki ilk bir yıllık süreçtir. Çocuk ve ergen depresyonunda en büyük risklerden biri, ileride 'iki uçlu mizaç bozukluğu' (yani manik depresif bozukluk) gelişme riskinin yüksek olmasıdır. Şiddetli depresyon geçiren ergenlik öncesi çocukların üçte birinde, 2 ila 5 yıl içinde bir mani atağı ortaya çıkmaktadır. Ergenlerde de risk oranı buna yakındır. Hâlbuki depresyon geçiren erişkinlerde mani gelişme riski yüzde 5 ila 18 arasındadır. İki uçlu mizaç bozukluğu, depresyonla karşılaştırıldığında, daha ciddi bir hastalıktır: Tekrarlama, hastaneye yatış ve intihar tehlikesi çok daha yüksektir. Üstelik erken yaşta başlayan iki uçlu mizaç bozukluğunun seyri genellikle kötüdür. Çocuk ve ergenlerde depresyonun başka bir sonucu da; sosyal beceri kaybı ve kişinin kendisini tecrit edilmiş gibi algılamasıdır. Bu çocuklar sigara ve madde kullanımına da yatkındırlar.

Mutlaka uzman yardımı alınmalı!

Bir araştırmada depresyona giren çocuklar 36 hafta boyunca takip edilmiştir. 36 haftanın sonunda çocukların yarısının depresyondan çıktığı, diğer yarısının ise hâlâ depresyonda olduğu görülmüştür. Hâlâ depresyonda olanların yüzde 73' ü bu 36 hafta boyunca depresyondan hiç çıkamamış, yüzde 27'si ise önce iyileşme sonrası tekrar hastalanmıştır. Çocuk ve ergen depresyonu; iyileşmenin mümkün olduğu fakat uzun sürebilen, tekrarlayan, daha ciddi rahatsızlıklara dönüşebilen ve intihara sebep olabilecek bir bozukluktur. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin küçüklerdeki davranış değişikliklerinden şüphelenmeleri, okullardaki rehber öğretmenlerin bilgilerinden azami derecede yararlanmaları, çocuk ve ergen psikiyatrisine gitmekten çekinmemeleri, tedavi girişimini zamanında yaptırmaları oldukça önemlidir.

Çocuk ve ergenlerde depresyon tedavi süreci nasıl olmalı?

Çocuk ve ergenlerde ilaç kullanma olasılığı daha az olduğu için psikoterapi büyük önem taşımaktadır. Tedavi sürecinde, bu yaş grubundaki kişilere özellikle olumsuz düşüncelerini fark edip değiştirme becerileri kazandırılır; ümitsizlik duyguları giderilir ve problemlerini nasıl çözecekleri öğretilir. Kendilerine olan güvenleri arttırılır, yeterlilik duygusu kazandırılır, toplum içinde daha iyi olmalarını sağlayacak yöntemler üzerinde durulur. Eğer travmaları var ise EMDR terapisi protokolde düşünülmelidir. Çünkü EMDR terapisi çocuk ve ergenlerin çok kısa sürede travmatik etkiden kurtulmalarına yardımcı olmaktadır.

Depresyonda olan çocuğun ebeveynleri nasıl davranmalıdır?

Çocuk ve ergen depresyonlarında aileyle ve akranlarla yaşanan sorunlar genellikle büyük önem taşıdığı için, hastanın başka insanlarla ilişkilerinin düzeltilmesi önemlidir. Dolayısıyla çocuk veya ergen, iletişim becerileri konusunda eğitilir. Anne babayla da mutlaka görüşülüp onların da tedaviye aktif bir biçimde katılmaları sağlanır. Bu süreçte öğretmen ile temas kurularak görüşü alınır ve öneri sunulur.

İlaç tedavisi uygulanabilir

Çocuk ve ergenler, tedavi süresi boyunca kendilerine uygun bulunan antidepresan ilaçları kullanabilir. Hekim kontrolünde kullanılan ilaçlar, çocuk ya da ergenin içinde bulunduğu rahatsızlıktan kurtulmasında yardımcı olacaktır.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bağımlılıkta Travma Terapileri Ve EMDR Terapisi

Bağımlılık dünyanın en önemli ruh sağlığı sorunlarından biridir. ...

Sınav Kaygısı Başarıyı Azaltıyor!

Ülkemizde her sene liselere ve üniversitelere giriş sınavları yapılıyo...

Uçak Korkusu Nasıl Yenilir?

Günümüzde uçakla seyahatin yaygınlaşması hayatımızı kolaylaştırsa da z...

TMS Tedavisi

tms-tedavisi
Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. TMS tedavisi önceleri nörolojide özellikle kas hastalıklarında tanı ve ...
Devamını Oku