Ergenlik kimliğin netleştiği, benliğin şekillendiği ve kişiliğin oturduğu bir dönemdir. Genç eğer sağlıklı ve paylaşıma açık bir aileye sahipse bu debdebeli dönemi nispeten kazasız ve belasız bir şekilde atlatır. Ancak bunun tersi bir durum söz konusuysa okul ilişkileri, sosyal ilişkiler, aile ilişkileri, karşı cinsle olan ilişkiler, beden ve kendilik algısı gibi konularda zorluklar gözlenir. Ergen var olma ve özgür olma arayışındadır. Ona aşırı koruyup kollayan, aşırı sınırlandıran, aşırı ikaz eden veya eleştiren bir tavırla yaklaşırsanız bir anda rakibi haline gelirsiniz. Çünkü bu tavrı benlik bütünlüğü için bir tehdit olarak algılar. Nitekim özgürlük ergenin en sık dillendirdiği kavramdır. Çatışmalar iyi yönetilirse gelişime katkıda bulunur. Aksi takdirde ergen kişisel gelişimini tamamlayamayan, mutsuz ve başarısız bir birey olur.

Bu noktada anne-babalar çocuklarının onunla sağlıklı bir iletişim kurmanın yolunu keşfetmek zorundadır. İşte bu yolu keşfetmede ergenin hayatında başköşeyi alan iki unsur yardımcı olur: Biri ergenin dinlediği müzik, diğeri de arkadaş.

Ergenin dinlediği müziğin basit bir eğlence aracı olamadığını bilmek gerekir. Ergen kültüründe müziğin büyük bir anlamı vardır. Genç dinlediği müziğin meşhur müzisyenleriyle özdeşleşir. O müzik türünü dinleyenlerle arasında bir aidiyet duygusu gelişir. Onları tanımasa da arkadaşı gibi görür. Onlar gibi düşünür, onlar gibi giyinir, onlar gibi yürür, onlar gibi konuşur, onlar gibi dans eder ve onlar gibi yaşamaya çalışır. Böyle bir ilişki zararsız olabildiği gibi tehlike de arz edebilir. Dolayısıyla çoğunuzun dinlediği müziği, onu icra eden müzisyenleri bilmek, onu anlamada sizlere büyük “tüyolar” verecektir.

Olası Tehlikeler Nelerdir?

Hiç bir müzik akımı birilerine zarar vermek amacıyla ortaya çıkmamıştır. Birçok müzik türü kendilerini oluşturan insanların içlerindeki kırgınlıkları, hüzünleri, hayal kırıklıklarını, yalnızlıklarını, isyanlarını ve öfkelerini anlatma ihtiyacından doğmuştur. Ancak gençlerin birçoğu dinlediği müziğin içindeki felsefeyi idrak etme ve duyguları sağlıklı bir şekilde deşarj etme kabiliyetine sahip değildir. Bazıları yanlış algılama ve anlamaların sonrasında yanlış mesajlar alabilmekte ve zararlı yaşantılara sürüklenebilmektedir. Kötü emelli çevreler gençlerin bu zafiyetinden yararlanarak uyuşturucu, seksüel sapkınlıklar, şiddet gibi tehlikeli davranışları müzik yoluyla empoze etmeye çalışmaktadırlar.

Sizinle dramatik verilerin elde edildiği bir araştırmayı paylaşmak istiyorum: Bu araştırmada “rap müzikheavy metalmüzik” ve ergen sorunları arasındaki ilişkiyi araştırmak için bir grup ergen aileleriyle birlikte değerlendirmiş. Kişilerin o andaki ve geçmişteki psikolojik durumları, sosyal işlevsellikleri ve müzik tercihleri sorulmuş; heavy metal ve rap müziği tercih eden ergenlerle diğer tip müzikleri tercih eden ergenler karşılaştırılmış. Heavy metal ve rap müziği tercih edenlerde daha çok okul davranış problemleri, sapkın seksüel yaşantılar, alkol-madde kullanımı ve tutuklanma olayları gözlenmiştir (*). Bu şekilde yüzlerce araştırma bulunmaktadır. Ancak şunu fark etmek gerekir: Bu araştırmalar bu müzik türlerini dinleyen herkeste sorunlu davranışların oluşacağını ve bu olumsuzluklardan müzik türünün direk sorumlu olduğunu iddia etmiyor. Kötü emelli çevrelerin bu müzik türleriyle bir tehlikeli alt kültürü dayatmaya çalıştıklarına ve gençlerin bunlardan etkilenme ihtimalinin yüksek olduğuna dikkati çekiyor.

Yapmamız gereken çocuğumuzun dinlediği müziği eleştirmek ve küçümsemek yerine anlamaya, analiz etmeye ve onda neler bulduğunu keşfetmeye çalışmaktır.

DOÇ. DR. ADNAN ÇOBAN

PSİKİYATRİST-PSİKOTERAPİST


Kaynak: Müzikterapi, Dr. Adnan Çoban, Timaş 2005.

Boş Yuva Sendromu

Yaz geldi. Birçok çift evlilik hazırlıkları yapıyor. Kızlarını veya oğ...

Müzik Otistik Çocukların En Büyük Dostudur

Otistik çocuklar sosyal ve iletişimsel alandaki eksikliklerinin aksine...

Hiperaktif Çocuklar Yaramaz Değildirler

Hiperaktivite; aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve dürtü kontrolü ...