EMDR terapisinde danışanın uyuması ya da trans halinde olması söz konusu değildir. Aksine danışanın son derece uyanık olması ve aktif bir katılım sergilemesi istenir.

Hipnoz da bilinçdışındaki işlenmemiş travmalar üzerinde çalışır ama EMDR terapisi bunu uyanık iken yapar.

Hipnozda kişinin trans halinde ve içsel dünyasına odaklanması amaçlanır ve bu esnada birtakım telkinler verilir. Ancak EMDR terapisinde danışanın daha çok travmaya ve serbest çağrışımlarla gelen bilgiye odaklanması istenir.

EMDR’nin hedefi bilinçdışına bilinçli bir yolculuktur. O yüzden bir transa ve telkine ihtiyaç duyulmaz. Çünkü danışan işlemleme sürecinde sürekli kendi aklını ve telkinini kendi üretir ve seans boyunca bunları kullanarak ilerler. Terapist sadece danışan tıkandığı ya da yeni bir akıl üretmede zorlandığı zaman dozunda ve yerinde bilişsel müdahalelerle danışanın yolunu açmaya çalışır.

Kısa sürede hızlı bir şekilde ilerlemek istendiğinde EMDR terapisi ile yoğunlaştırılmış bir program uygulanabilir mi?

Kesinlikle uygulanabilir. EMDR terapisinin diğer yaklaşımlarından önem...

EMDR terapisi etkinliği kanıtlanmış bir yöntem midir?

EMDR terapisinin etkin bir yöntem olduğunun en büyük kanıtı dünyanın d...

Bazı çevreler EMDR’de anıya yoğun odaklanmanın yarattığı sönümleme (exposure) etkili olduğunu, iki taraflı uyarımın etkili olmadığını iddia ediyorlar. Acaba iki taraflı uyarımın ekstra bir katkısı var mıdır? Bu konuda araştırmalar ne durumdadır?

EMDR terapisinde en çok tartışılan konulardan biri de iyileşmeyi iki t...