Panik atak geçirenlerin belki de en sık yaşadıkları korku kalp krizi geçiriyor olma korkusudur. Çünkü bazı panik ataklar tıpkı bir kalp krizini andırır. Göğüste sıkışma, yanma, batma, ağrı, sol kola vuran ağrı ve uyuşma, çarpıntı ve kalbin göğüs kafesinden fırlayacak gibi olması, nefes darlığı, soğuk terleme, ateş basması, mide bulantısı gibi şikayetler kalp krizi esnasında da görüldüğünden insanlar dehşet içinde kalp krizi geçirdiklerini düşünürler. Panik atak yaşayanların hemen bir hastane aciline veya bir kardiyoloğa gitmelerinin altında da bu korku yatar.

Hastaneye can havliyle kendini atan hasta hemen müdahale edilmesini ister, yavaş davranıldığında da hasta ve hasta yakınları aşırı sinirlenir ve tepki verirler. Bu durumda hasta hemen EKG’ye alınır. Kan ve idrar tahlili yapılır. Hiçbir şey bulunamaz ve çoğu zaman da sakinleştirici bir ilaç yapılarak eve gönderilir. Ancak her ne kadar bir şeyin yok dense de kişinin içi bir türlü rahat etmez. Aynı nöbet yine gelirse korkusuyla başka doktorlara da müracaat ederler. Onlar da aynı muayeneyi ve aynı tetkikleri isterler ve aynı şekilde bir şeyin yok diyerek eve gönderirler. Bir gün bu konularda iyi bir doktora rast gelirlerse durumun panik atak olduğunu ve psikiyatriye gitmesi gerektiğini öğrenirler. Kişi psikiyatriste giderse ve yapılan tedaviyle bu derdinden tamamıyla kurtulur.

Panik atak krizleri tedavi edilmez ve devam ederse kalp hastalığı riskini ileri derecede artırıyor. Yapılan araştırmalara göre tedavi edilmeyen panik atak hastalarında kalp hastalığı görülme sıklığı %20-25 civarındadır. Yine panik bozukluğu olan hastaların %30-40’ında kolesterol düzeyi normalin üstünde saptanmıştır. Tedavi olmayan panikli hastalarda koroner damar hastalığına bağlı ölümler üç kat daha sık görülmüştür. Evet, panik atak bir kalp rahatsızlığı değildir, ama kalp hastalıkları için bir risk faktörüdür.

Panik atak tek başına kalp krizi geçirilmesine yol açmaz. Ancak altta bir kalp hastalığı varsa onun şiddetlenmesine ve tetiklenmesine yol açabilir. Bir de dikkat edilmesi gereken şu konu var: Her ne kadar panik atakları bir tıbbi durum olarak görmesek de bir defaya mahsus da olsa bir kalp muayenesinin yapılmasını tavsiye ediyoruz. Tıpta hastaya zarar vermemek esastır. Nitekim bir tablonun panik atak mı kalp krizi mi olduğunu belirlemede öncelik tıbbi kontroldedir. Tıbbi tetkiklerde bir bozukluğun saptanamaması bizim gönül rahatlığı içinde tablonun panik olduğunu söylememizi sağlayacaktır.

Panik Atakla Kalp Krizi Arasındaki Farklar Nelerdir?

Panik Atak

Kalp Krizi

  • Önce çarpıntı başlar
  • Ağrı kalp üstünde, kısa süreli
  • Eforla ağrı geçer
  • Dinlenince artar
  • Ağrı yayılmaz ve gelip geçicidir
  • Çoğunlukla tansiyon yükselir
  • Önce göğüste bir ağrı başlar
  • Ağrı göğüsün ortasında ve süreklidir
  • Hareket ve eforla ağrı artar
  • Dinlenince azalır veya geçer
  • Çeneye, boğaza, sırta ve mideye yayılabilir
  • Çoğunlukla tansiyon düşer.

 

Panik Atak Esnasında Neler Yapılabilir?

Şu üç yaklaşım büyük ölçüde rahatlatıcı olacaktır:

  • Solunum düzenlenmeli ve beden gevşetilmeli: Panik atak esnasında nefes sayısı artar, ama derinliği azalır. Yani kişi sık ve yüzeysel nefes alır. Bu atağa sebep olan mekanizmaları daha da şiddetlendirir. Ayrıca kaslarda aşırı kasılma, cilt ısısında düşme gibi belirtiler yaşanır. Eğer solunum hızını ve derinliğini ayarlayabilir ve kasları gevşetmeyi başarabilirsek panik atağı kontrol altına alabiliriz. O yüzden öncelikle az ama derin nefes almayı başarabilmeliyiz. Bununla birlikte kas gevşeme egzersizleri ve cildi ısıtmak da etkili olmaktadır.
  • Panik atağın panik atak olduğunu bilmek en önemli ve rahatlatıcı etkendir: Panik atağın bedenin yanlış alarm olduğunu bilmek çok önemlidir. Bunu bir örnekle izah edelim. Bir binanın 30. katında olduğunuzu düşünün. Bir yangın alarmı duyulmuş olsun. İlk etapta vereceğiniz tepki korku ve endişedir. Ancak birazdan bunun yanlış bir yangın alarmı olduğu bilgisini alınca hemen rahatlarsınız. İşte panik atağın panik atak olduğunu bilmek, yani yanlış alarm olduğunu fark edebilmek tıpkı bu örnekteki gibi büyük bir rahatlatıcı etkiye sahiptir.
  • Dikkati mümkün olduğu kadar bedenden uzaklaştırmaya çalışmalıdır

 

Sosyal Medyada Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Sanki Her An Kötü Bir Şey Olacak!

Yaygınlaşmış kaygı bozukluğu hayatın her alanında endişe verici, üzücü...

Tıbbi Fobiler

Fobilerin herhangi bir nese veya olguyla karşılaşıldığında yaşanan kor...

Çağın Hastalığı Panik

Panik bozukluğu panik ataklarıyla kendini gösteren bir ruhsal sorundur...

TMS Tedavisi

tms-tedavisi
Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. TMS tedavisi önceleri nörolojide özellikle kas hastalıklarında tanı ve ...
Devamını Oku