Yaz geldi. Birçok çift evlilik hazırlıkları yapıyor. Kızlarını veya oğullarını evlendiren anne-babaları da inceden inceye bir hüzün sarıyor. Anne babaların hüzün yaşamaları tabi ki doğal bir süreçtir. Ancak bazen bunun şiddeti fazla olur. İşte biz o zaman “boş yuva sendromu” adını verdiğimiz bir durumla karşı karşıya kalırız.

Boş yuva sendromu, çocukları evden ayrıldığında ebeveynler tarafından yaşanan depresif ve hüzünlü ruh hali olarak tanımlanır. Özellikle anneler bu sendrom açısından risk altındadırlar. Çünkü anne olmak, birçok kadının üstlendiği en önemli roldür. Çocukların evden gitmesiyle derin bir kayıp ve boşluk duygusu oluşur. 

Çocukları evlenip yuvadan uçan bazı anne-babaların çocukları ile ilgili kaygılarında aşırılıklar oluşmaya başlar. Zihinleri çocuklarından başka bir şey düşünemez hale gelir. Hayatın sonunun geldiği, artık yapacak bir şeyin ve hedefin kalmadığı, işe yaramayacakları, mutlu olamayacakları, çocukları kaybettikleri, yalnız kalacakları, bakıma muhtaç hale gelecekleri endişesine kapılırlar. Bu sonuçta kişileri şiddetli bir depresyonun eşiğine getirir. Bu korku ve endişeler halk arasında görülen gelin-damat-kaynana çekişmelerinin birçoğunun sebebidir de. Kaybetme korkusu, aşırı sahiplenme ve bağımlılık şiddeti ve çatışmayı da beraberinde getirmektedir. 



Bazı Anne Babalar Daha Duyarlı

  • Değişimi stres verici bir unsur olarak algılayanlar
  • Evden ayrılmanın çocukları ve kendileri için zor bir duygusal deneyim olduğunu düşünenler
  • Bebeğin sütten kesilmesinde ya da çocuğun okula gönderilmesinde zorluk yaşamış olan anne babalar
  • Özgüveni düşük kişiler
  • Çalışmayan anne babalar 
  • Çocuklarının kendi sorumluluklarını üstlenemeyeceklerini düşünenler
  • Bağımlı kişilik özellikleri olan ebeveynler
  • Çocuklarına aşırı bağlı veya bağımlı olan, boş zaman uğraşıları olmayan ve sosyal çevresi zayıf kişiler

Bazı Durumlar Riski Artırıyor

  • Emeklilik
  • İş Kaybı
  • Menopoz-Andropoz
  • Eşin ölümü

Neler Yapılmalı?

  • Yetişkin çocuklar ile farklı ve yeni bir ilişki kurmalı
  • Çocuklar evden ayrıldığında başbaşa kalan anne baba tekrar çift olma yolunda ilerlemeli
  • Anne babalar, evden ayrılan çocuğun ya da çocukların neden olduğu boş zamanları değerlendirmeli
  • Çocukların evden ayrılmasını olumlu ve sağlıklı bir durum olarak değerlendiren sosyal çevre desteği verilmeli
  • Öncelikle ulaşılması kısa süren ve gerçekleştirilmesi diğerlerine göre daha kolay olan hedefler belirlemeli
  • Arkadaşlarla iletişimi güçlendirmeli ve muhtemel iş fırsatlarını değerlendirmeli
  • Hobi kurslarına, derneklere ve meslek kuruluşlarına katılmak son derece faydalıdır
  • Çocuklar ile geçirilecek zamanın kalitesini artırmalı
  • Çocuklarla mahremiyetlerine müdahale etmemek ve aşırı olmamak şartıyla irtibatta olunmalı
  • Çocuklar anne-babalarının hatırlarını sık sık sormalı

Eğer bu yapılanların yetmeyeceği, mutsuzluk, ölme isteği, hayatın sonunun geldiği düşüncesi, yalnızlık ve terk edilmişlik hissi, motivasyon ve ilgi kaybı gibi depresif belirtiler başladıysa mutlaka bir psikiyatristten yardım alınmalıdır. Hele hele yaşadığınız hüzün birkaç aydan fazla sürdüyse hiç beklemeyin ve uzmana danışın. Eşinizle duygularınızı, düşüncelerinizi ve gelecekle ilgili planlarınızı paylaşın.

 

Boş Yuva Sendromu Nedir? Hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız eğer ki; İlgili linke tıklayabilirsiniz.

https://www.adnancoban.com.tr/bos-yuva-sendromu

Sosyal Medyada Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Cinsel Korkuların Tohumu Küçük Yaşlarda Atılıyor

Cinsellik en temel dürtülerden biridir. İnsanoğlu yalın bir cinsellik ...

Çocuğunuzun Dinlediği Müzik Birçok Şeyin Habercisi Olabiliyor!

Ergenlik kimliğin netleştiği, benliğin şekillendiği ve kişiliğin oturd...

Okul Başarısızlığı

Okul başarısızlığı bir ruhsal bozukluğun belirtisi olabilir. Gerek ilk...

TMS Tedavisi

tms-tedavisi
Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. TMS tedavisi önceleri nörolojide özellikle kas hastalıklarında tanı ve ...
Devamını Oku