Yeni bir akademik yıl başlıyor. Anne ve babaları bir heyecan sardı. Birçok ebeveynin aklından haklı olarak “acaba çocuğum yeni sınıfına alışabilecek mi?”, yeni okula başlıyorsa “okula adapte olabilecek mi?” gibi kaygı dolu düşünceler geçiyor. Bugün sizlere okula yeni başlayan çocuklarda sıkça rastlanan okula gitme korkusundan bahsetmeye çalışacağım.

Eğer Okula Giderken Ağlıyorsa Ayrılık Kaygısı Var Demektir

Bazı anne ve babaya bağımlı çocuklar okula başladıkları ilk günlerde aşırı ağlarlar ve müthiş tepki verirler. Hatta deyim yerindeyse “ortalığı yıkarlar”. Buna biz “ayrılık bunaltısı” diyoruz. Burada çocuk okuldan değil anneden veya babadan ayrılacağından, onları bir daha göremeyeceğinden, kaybedeceğinden, bir daha gelip kendisini almayacaklarından korkar. Bunun yanına bir de yeni bir ortam ve tanımadığı kişiler de eklenince tepki daha da büyür.

Sorunu Küçümsemeyin, Yardımcı Olun

Böyle durumlarda çocuğu çok iyi anlamak gerekir. Bilin ki çocuk bunu yaramazlıktan veya bencillikten dolayı yapmaz. Korkusunu hiçe saymak, küçük görmek, hatta alay etmek yerine oturup konuşmak, rahatlatmaya çalışmak, korktuğu şeylerin olmayacağı yönünde telkinlerde bulunmak, öğretmeniyle ve arkadaşlarıyla iletişim kurmasına yardımcı olmak gerekir. İşin kolayına kaçıp çocuğu sınıfın içine itmek ve zorlamak kesinlikle yanlıştır ve telafisi güç travmalara yol açar. İlk günlerde çocuk adapte oluncaya kadar anne-baba biraz sınıfta zaman geçirebilir. Sınıfta olmasa da koridorda durabilir. Çocuğun annesinin okulda olduğunu bilmesi onu rahatlatacaktır. Gerekirse basamak uygulaması yapılabilir. Önce bir iki saat, sonra yarım gün ve sonra da tam gün okula gelmeye alıştırılabilir. Öğretmenlerin bu konuda deneyimli ve bilgi sahibi olmaları şarttır. Çünkü anlayışsız davranan öğretmenlerden dolayı yıllarca ruhsal sorunlar yaşayan, okula ısınamayan, okulu bırakan çocuklara rastlayabilmekteyiz. Burada aileye olduğu kadar öğretmene de iş düşmektedir. Çocuğu kucaklamalı, sevgiyle karşılamalı, özel olarak ilgilenmeli, onunla oynamalı, arkadaşlarıyla ilişki kurmasına yardımcı olmalıdır. 
Ailenin ve öğretmenin çabalarına rağmen korku gitmiyorsa mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir.

EMDR Bu Çocuklarda Çok Etkilidir

Okula giderken korku yaşayan veya anne-babada ayrılmaktan korkan çocuklarda büyük oranda daha önce yaşanmış bir travmatik yaşantı söz konusudur. Anne-babanın uzun bir dönem çocuktan ayrılması, evde sürekli tartışma ve kavgaların yaşanması, anne-babanın boşanmaları, çocuğun aşırı kollanması, çocuğa “sen yapamazsın, sen tek başına beceremezsin” gibi bireyselliği engelleyen tarzda yaklaşılması, çocuğun aşırı kısıtlanması ve ihmal edilmesi gibi sebepler bu korkuya yol açabilmektedir. 
EMDR seanslarında çocuğun travmatik yaşantıları tespit edilir. Bu yaşantılara karşı duyarsızlaşması sağlanır. Son aşamada da bu problemi çözebilmesi için yardımcı olacak pozitif düşünceler pekiştirilir. Sonuçta çocuk ayrılma kaygısını yener ve okuluna sağlıklı bir şekilde devam eder.

Çocuklarımıza yeni öğrenim yılında her şeyden önce sağlıklı ve verimli bir akademik hayat diliyorum.

 

Okul Korkusu Nedir? Hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız eğer ki; İlgili linklere tıklayabilirsiniz.

https://www.adnancoban.com.tr/okul-korkusu

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Çocuğunuzun Dinlediği Müzik Birçok Şeyin Habercisi Olabiliyor!

Ergenlik kimliğin netleştiği, benliğin şekillendiği ve kişiliğin oturd...

Cam Fanus İçinde Büyütülen Çocuklar

Aşırı koruyuculuk çocuğun duygusal, sosyal, ruhsal ve fiziksel gelişim...

Cinsel Korkuların Tohumu Küçük Yaşlarda Atılıyor

Cinsellik en temel dürtülerden biridir. İnsanoğlu yalın bir cinsellik ...

TMS Tedavisi

tms-tedavisi
Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. TMS tedavisi önceleri nörolojide özellikle kas hastalıklarında tanı ve ...
Devamını Oku