Hepimiz çocuklarımızı severiz, onlar için her şeyi göze alırız, canımızı bile veririz. Ancak her şeyde olduğu gibi sevgide de aşırıya kaçmak zarar verici oluyor. 

Aşırı ilgili ebeveynler çocuklarının her yaptığını takip eden, inisiyatif alanlarını daraltan, sürekli “yapma, etme” tarzındaki uyarılarla kısıtlayan anne-babalardır. Çocuklarının ufak tefek de olsa sorun yaşamasına tahammül edemezler. Genelde mükemmeliyetçi, kontrolcü ve detaycı kişilerdir. Evet çocuklarının iyiliğini, mutluluğunu isterler, onları çok severler, ama farkında olmadan zarar görmelerine sebep olurlar.

Bu Tarz Anne-Babaların Çocukları Ne Gibi Sorunlar Yaşarlar?

  1. Erişkin yaşlarda arkadaş edinmede ve sosyal hayata katılmada güçlük yaşarlar
  2. Kendilerine güvenleri zayıf olabilir. Bu yüzden düşüncelerini ve duygularını ifade etmekte zorluk yaşarlar.  
  3. Hata yapmaya karşı aşırı duyarlı olabilirler. Bunun sonucunda sosyal fobik olabilirler. Topluluk karşısında tutulup kalma, yüz kızarması, aşırı heyecanlanma gibi şikayetler yaşarlar.  
  4. Bağımlı kişilik gelişebiliyor. Kendi başına iş yapamayan, hep birilerinin güdümünde yaşayan, inisiyatif alamayan bir insan olabilirler.  
  5. Korkak ve ürkek olurlar. Bu yüzden fobi, kaygı bozukluğu, depresyon açısından risk altına girerler.

Doğru Tutum Nasıl Olmalı?

Çocuklara mümkün olduğu kadar sorumluluk verilmelidir: Bunun için çocuğun sevgi, saygı ve anlayış içinde büyütülmesi gerekir. Katılımcı ve üretken bir birey olmasının yolu budur. Üreten birey her zaman mutlu olmayı ve mutlu etmeyi bilir.

Ebeveynin çocuklarına vereceği en büyük armağan “sana güveniyorum” sözüdür: Kendisine güvenildiğini hisseden çocuğun özgüveni çok daha yüksek oluyor. Başarabileceği, işe yaracağı duygusu yaşıyor.

Ondan sevgi ve şefkati esirgememeli: Karşısında sürekli sorunları konuşan bir insan profili çizmemeli. Onu sarıp sarmalayan, seven, okşayan bir anne-baba olmalı.      

Olumsuz geribildirimlerin yanında olumlu geribildirimleri ihmal etmemek gerekir: Çocuğun sadece olumsuz davranışlarını konu etmek onu yetersiz hissettirir. Tabi ki olumsuz davranışlarını arada söylemek ve dikkat çekmek öğrenmesi açısından önemlidir. Ama yaptıklarını “zaten yapmak zorunda” deyip es geçmemeli. Gündeme getirmeli ve kendisini iyi hissetmesi sağlanmalı.

Kendisini ifade etmesine izin vermeli: Sabırla, hoşgörüyle ve cesaret vererek onları dinlemeli. Çocuk olduğu unutmamalı. Dinlerken bir büyükten beklenilen şekilde konuşması beklenmemeli.

Sosyal Etkinliğe Teşvik Etmeli: Spor, müzik, resim, dans gibi etkinlikler çocuğun özgüvenin geliştirir. Kendi isteği ve kabiliyeti doğrultusunda bir etkinliğe yönlendirmeli.

Ebeveynler arada tutumlarını gözden geçirmeli: Ebeveynin aralıklı olarak tutum hatalarını gözden geçirmeleri olası hatayı önlemek açısından önemlidir. Eğer içinden çıkılamayan bir durum varsa bir uzmana danışmayı ihmal etmemek gerekir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Çocuklarda Gece Altını Islatma

Çocukların çoğu 2–4 yaş arasında idrarlarını hem gece hem de gündüz tu...

Boş Yuva Sendromu

Yaz geldi. Birçok çift evlilik hazırlıkları yapıyor. Kızlarını veya oğ...

Hiperaktif Çocuklar Yaramaz Değildirler

Hiperaktivite; aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve dürtü kontrolü ...

TMS Tedavisi

tms-tedavisi
Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. TMS tedavisi önceleri nörolojide özellikle kas hastalıklarında tanı ve ...
Devamını Oku