Depresyon testi, kişinin duygu durumunu değerlendirmek amacıyla kullanılan bilimsel bir ölçüm aracıdır. Testler, depresyonun yalnızca var olup olmadığını değil, aynı zamanda belirtilerin hangi düzeyde yaşandığını da anlamaya yardımcı olur. Ruhsal bozukluklar çoğu zaman kişinin kendisi tarafından kolayca fark edilemeyebilir; özellikle depresyonda düşünce yapısı olumsuz yönde değiştiği için birey durumunu çoğu zaman küçümseme eğilimindedir. Bu nedenle depresyon testi, kişinin kendi durumunu daha objektif görmesini sağlar.
Günümüzde depresyon testleri hem klinik ortamlarda profesyonelce uygulanmakta hem de dijital ortamda ulaşılabilir hâle gelmektedir. Ancak online testler yalnızca bir rehberlik sağlar; kesin bir değerlendirme için mutlaka uzman görüşü gerekir. Depresyonun erken fark edilmesi, tedavi sürecinin daha hızlı ve etkili olmasını sağlar. Test sonuçları, psikiyatri uzmanının görüşmesiyle birleştirildiğinde, kişiye uygun tedavi planı çok daha doğru şekilde oluşturulabilir.
Depresyon Testi Ne Demek?
Depresyon testi, bireyin son dönemde yaşadığı duygusal ve davranışsal değişimleri ölçmeyi amaçlayan, klinik geçerliliği bulunan psikometrik bir değerlendirmedir. Bu testler, ruh sağlığı profesyonelleri tarafından yıllar içinde geliştirilmiş ve bilimsel araştırmalarla geçerliliği kanıtlanmış ölçeklerdir. Testin amacı yalnızca “depresyon var mı yok mu?” sorusuna yanıt vermek değildir; aynı zamanda belirtilerin günlük yaşam üzerindeki etkisini, kişinin işlevselliğini ve duygusal dayanıklılığını da anlamaktır.
Depresyon testi genellikle farklı kategorilerden sorular içerir: duygusal durum, fiziksel belirtiler, düşünce biçimi, davranış değişiklikleri ve sosyal ilişkiler. Böylece depresyonun çok boyutlu yapısı daha sağlıklı şekilde değerlendirilir. Testler, özellikle belirtilerini tarif etmekte zorlanan, “ne yaşadığımı tam tanımlayamıyorum” diyen bireyler için son derece yol göstericidir.
Bu testler tanı koymak için değil, uzmana bilgi sunmak için kullanılır. Kesin tanı ancak klinik görüşme, tıbbi değerlendirme ve psikiyatrik inceleme sonucunda konur. Yine de depresyon testi, kişinin yaşadığı değişimleri daha iyi anlaması ve zamanında profesyonel destek alması açısından önemli bir araçtır.

Depresyon Testi Soruları Nelerdir?
Depresyon testinde kullanılan sorular, kişinin ruhsal durumunu farklı açılardan ele alacak şekilde tasarlanmıştır. Sorular yalnızca “üzgün müsün?” gibi tek boyutlu ifadelerden oluşmaz; bunun yerine duygular, davranış biçimleri ve bedensel işaretler birlikte değerlendirilir. Bu sorular depresyonun çok yönlü bir bozukluk olmasından kaynaklanır.
- Depresyon testi soruları genellikle şu temalar etrafında şekillenir:
- Bilişsel süreçler: Karar vermede zorlanma, düşünme hızında yavaşlama, dikkat dağınıklığı.
- Davranışsal değişiklikler: Sosyal hayattan çekilme, aktivite azalması, günlük işlere karşı isteksizlik.
- Fiziksel belirtiler: Halsizlik, enerji azlığı, uyku–iştah düzeninde değişiklikler.
- Duygusal göstergeler: Umutsuzluk, içsel sıkışmışlık hissi, huzursuzluk.
- Gelecek algısı: Plan yapmaktan kaçınma, geleceği tehditkâr veya belirsiz görme.
Bu sorular testten teste değişse de temel amaç aynıdır: kişinin son iki haftalık duygu durumunu ölçmek. Test sonucunda elde edilen puan, belirtilerin şiddetine ilişkin genel bir fikir verir; ancak bu puan tek başına depresyon tanısı anlamına gelmez. Doktor değerlendirmesiyle birlikte anlam kazanır.
Depresyonda mıyım?
Depresyonda olup olmadığını anlamak bazen sanıldığından daha zordur; çünkü depresyon yalnızca “kötü hissetmek” şeklinde ortaya çıkmaz. Daha çok davranışlarda ve düşünme biçiminde ortaya çıkan değişikliklerle kendini gösterir. Kişi bazen duygusal açıdan çökkün hissetmese bile depresyonda olabilir; örneğin bazı bireylerde depresyon öfke, içe kapanma veya bedensel şikayetler şeklinde ortaya çıkar.
Depresyonda olabileceğinizi düşündüren işaretler arasında:
- Gündelik işlerde gözle görülür bir yavaşlama
- Önceden zevk aldığınız aktivitelere karşı alakasızlık
- Kendinizi ifade etmekte zorlanma
- “Her şey üzerime geliyor” hissi
- Sosyal ilişkilerde geri çekilme
- Kendine bakımda azalma
- Bir şeyleri düşünmek için aşırı çaba sarf etme bulunur.
Depresyon her insanda aynı görünmez; bu nedenle kendinizi başkalarıyla kıyaslamak doğru değildir. Depresyonda olduğunuzu anlamanın en güvenilir yolu bir uzman tarafından değerlendirilmektir. Depresyon testleri ise bu değerlendirmeye katkı sağlar; fakat tek başına yeterli değildir.

Depresyon Tanısı Nasıl Konur?
Depresyon tanısı, kapsamlı bir psikiyatrik değerlendirme sürecini içerir. Psikiyatrist önce kişinin başvuru şikayetlerini dinler, ardından belirtilerin süresi, şiddeti ve kişinin hayatındaki etkilerini sorgular. Tanı koyarken yalnızca belirtilerin kendisi değil, bireyin yaşam koşulları, stres faktörleri, aile öyküsü ve tıbbi geçmişi de dikkate alınır.
Depresyon tanısında “DSM-5” adı verilen uluslararası bir rehber kullanılır. Bu rehberde depresyon için belirlenmiş kriterlerin bir kısmının en az iki hafta boyunca devam ediyor olması gerekir. Ancak uzman değerlendirmesi sadece bu kriterlere bakmaz; kişinin genel işlevselliği, duygu düzenleme becerileri, sosyal ilişkileri ve bilişsel süreçleri de incelenir. Tıbbi nedenlerin dışlanması da tanının önemli bir parçasıdır. Örneğin B12 eksikliği, tiroit problemleri veya bazı nörolojik durumlar depresyon benzeri belirtiler ortaya çıkarabilir. Gerekirse biyokimyasal testler yapılır.
Tüm bu bilgiler bir araya getirildiğinde uzman, kişinin depresyon tanısı alıp almadığını net ve bilimsel bir şekilde belirleyebilir.
Anksiyete mi Depresyon mu?
Anksiyete ve depresyon çoğu zaman birlikte görülse de iki ayrı ruhsal bozukluktur. Bu iki durumun ayrımını yapmak, doğru tedaviyi planlamak açısından oldukça önemlidir.
Anksiyetede odak genellikle belirsizlik ve tehdit algısına yöneliktir. Kişi sürekli tetikte hisseder, kötü bir şey olacağına dair yoğun bir kaygı yaşar. Bedensel olarak çarpıntı, titreme, kas gerginliği ve nefes darlığı sık görülür. Depresyonda ise daha çok duygusal ve motivasyonel bir düşüş vardır. Kişi kendini boşlukta hisseder, ilgi ve enerji kaybı yaşar, hayata karşı isteği azalır.
İkisi arasındaki temel fark:
- Anksiyete geleceğe yönelik korkularla,
- Depresyon şimdiye ve geçmişe yönelik çökkünlükle karakterizedir.
Fakat unutulmamalıdır ki birçok kişi her iki durumu aynı anda yaşayabilir. Bu durumda belirtiler birbirini ağırlaştırabilir. Ayırıcı tanı, yalnızca bir uzman tarafından yapılan detaylı klinik görüşme ile sağlıklı biçimde yapılabilir.
Depresyon testi, kişinin duygu durumunu, ilgi kaybını, enerji düzeyini, uyku–iştah düzenindeki değişimleri ve zihinsel süreçlerini değerlendirir. Amaç, depresyon olasılığını gösteren bir tarama yapmaktır. Hayır. Depresyon testi sadece bir ön değerlendirme aracıdır. Kesin tanı, psikiyatrist tarafından yapılan klinik görüşme ve gerekirse tıbbi incelemeler sonucunda konur. Çevrim içi depresyon testleri genel bir fikir verebilir; ancak profesyonel değerlendirme yerine geçmez. Bu testlerin amacı kişiyi farkındalığa yönlendirmektir, tanısal doğruluk sağlamaz. Çoğu tarama ölçeği 5–10 dakika içinde tamamlanabilir. Klinik değerlendirme ise kişinin durumuna göre 20–40 dakika sürebilir. Özellikle isteksizlik, çökkün duygu durum, ilgi kaybı, yorgunluk, uyku değişiklikleri, suçluluk düşünceleri, dikkat zorluğu ve umutsuzluk gibi temel belirtiler testlerde sorgulanır. Test sonucunun yüksek olması depresyon ihtimalini gösterir; ancak tanı anlamına gelmez. Böyle bir durumda en doğru yaklaşım bir psikiyatri uzmanından profesyonel değerlendirme almaktır. Testler tek başına tedavi belirlemez; ancak belirtilerin şiddeti ve kişinin işlevselliği hakkında bilgi sağladığı için uzman tarafından hazırlanan tedavi planını destekleyici niteliktedir.Depresyon testi neyi ölçer?
Depresyon testi tanı koyabilir mi?
Online depresyon testleri güvenilir midir?
Depresyon testi ne kadar sürer?
Depresyon testi hangi belirtilere odaklanır?
Depresyon testi sonucu yüksek çıkarsa ne yapılmalı?
Depresyon testi ilaç ya da tedavi seçiminde etkili midir?
Psikiyatrist & Psikoterapist • EMDR (Avrupa EMDR Derneği sertifikalı)
Prof. Dr. Deniz Adnan ÇOBAN
Travma ve EMDR, rTMS, bağımlılıklar, depresyon ve anksiyete bozuklukları (OKB, panik, fobiler), bipolar bozukluk, şizofreni, çift terapileri; spor ve havacılık psikolojisi, müzik terapi.