Okula gitmek istememe birçok çocuğun yaşadığı doğal bir durumdur. Okula ilk başlangıç, okul değiştirme, yaşam olayları (kardeş doğumu, kayıp, boşanma vb) esnasında okula devamsızlık ve okul fobisi görülebilir. Ergen, okula devamsızlığı otoriteye karşı gelmek için yaparken, okula ilk başlayan çocuk ise kaygısından ve korkusundan dolayı okula gitmek istemez, okulu reddeder.

“Okula devamsızlık, fiziksel, psikolojik, toplumsal birçok etmenden kaynaklanabilmektedir.”

Bu durum çocuğun akademik başarısını da olumsuz etkilemektedir. Yapılan araştırmalarda okula devamsızlığın nedenleri arasında;

  • Yöneticilerden (disiplin politikaları vb.)
  • Öğretmenlerden (öğretmenin tutumları)
  • Aileden (anne babanın psikolojik sorunları, yetiştirme tutumları, eğitim düzeyi, aşırı kontrolcü tutum yada aşırı ilgisizlik, boşanma, evlilik sorunları, anne babanın çocuktan yüksek performans beklemesi vb.)
  • Çevreden (arkadaş grubunun içine dahil olmak, kabul görmek, fiziki nedenler , ekonomik faktörler)
  • Akademik kaygıdan (sınav kaygısı, başarısız olmakla ilgili korkular)
  • Bireysel faktörlerden ( psikolojik sıkıntılar, okulu sevmeme, kaygı) kaynaklanan nedenler sayılabilir.

Aile ve Okula Devamsızlık

Okula devamsızlık, sıklıkla patolojik anne çocuk ilişkisinden kaynaklanabilir. Yapılan çalışmalar, okula devamsızlık ve okul fobisi olan çocukların babalarının uzak, mesafeli iken, annelerinin aşırı koruyucu olduğunu ortaya koymuştur. Bazı ailelerde ise, anne ve babanın ikisi de aşırı koruyucudur ve çocuklarından ayrılmayı göze alamamaktadır.

Araştırmalar, okula devamsızlığı olan çocukların birinci derece akrabalarında depresyon ve anksiyete bozukluğunun daha yüksek oranlarda görüldüğünü ortaya koymaktadır. Kaygılı ve depresif anne babanın çocuğu da, evden uzaklaşınca veya okula gittiğinde başına kötü şeyler gelmesinden korkmakta, okula gitmek istememekte ve kaygı yaşamaktadır.

Yapılan araştırmalar, okula devamsızlığın nedenleri arasında;

  • Olumsuz duyguya neden olan durumlardan kaçınma: Örneğin, öğretmenin kızması, bir arkadaşının alay etmesi çocukta korku kaygı gibi olumsuz duygulara neden olabilir.
  • Sosyal ortamda bulunmaktan dolayı duyulan kaygılardan kaçınma: Akranlarla oyun oynamak, sohbet etmek, sosyal bir ortamın içinde yer almak da çocuğu kaygılandırabilir.
  • Ayrılık anksiyetesi: Çocuğun ilk okula başlaması ve annesinden ayrılmakta zorlanmasıdır. Çocukta fiziksel şikayetler (karın ağrısı, mide bulantısı vb.) görülmekte, okula gitmek istememektedir.
  • Okul dışında etkinlikler yapma, okuldan kaçma: Özellikle ergenlik döneminde okul saatinde, ergen arkadaşlarıyla internet kafeye gitmeyi, sinemaya gitmeyi tercih edebilir.

Okula devamsızlık esnasında görülen belirtiler:

  • Depresyon
  • Korku ve panik
  • Sosyal Fobi
  • Kaygı
  • Fiziksel şikayetler (karın ağrısı, bulantı, kusma, baş ağrısı, ishal vs)
  • Öfke
  • Sabahları uyanamama veya yataktan çıkmayı reddetme
  • Okuldan kaçma
  • Ağlama nöbetleri

Okula Devamsızlık ve Tedavisi

Öncelikle çocukta görülen belirtilerin fiziksel olmadığından emin olduktan sonra profesyonel bir destek alınması gerekmektedir. Çocuğun okula devamsızlığının nedenlerinin araştırılması, bu alana yönelik müdahale yapılması önemlidir. Çocuk başarısız olmaktan korkabilir, bu korkunun gerçek bir nedeni olabilir. Çocuğun korktuğu durumun ortadan kalkması ile çocuk bu korkudan kurtulabilir. Anne çocuk arasında patolojik bir ilişki varsa, bu ilişkinin üzerinde çalışmak da önemlidir. Annenin de bireysel terapi alması gerekebilir. Erken dönemde müdahale edilmediğinde, depresyon, kaygı bozukluğu gibi sıkıntılar yaşanabilir.

Tedavide, aile ve okul ile işbirliğinin yapılması önemlidir. Ailenin okula gitmeyen çocuğun bu davranışını pekiştirmemesi (örneğin; okula gitmediği gün çocuğu sinemaya götürmek, birlikte alışverişe gitmek) önemlidir. Çocukla birebir ilişki içinde olan öğretmenlere de önemli görevler düşmektedir. Devamsızlığın okul ve öğretmen tarafından yalnızca disiplin sorunu olarak görülmemesi, psikolojik olarak da değerlendirilmesi gerekmektedir. Ciddi boyutlarda seperasyon anksiyetesi veya depresyon söz konusu ise, ilaç tedavisi uygulanabilir. Ancak yalnızca ilaç tedavisi yeterli değildir. Çocuk ve aileye yönelik psikoterapi programının oluşturulması önemlidir.

Sosyal Medyada Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Okul Korkusu

Okuldan korkma, okula gitmek istememe, gidildiği durumlarda aşırı muts...

Başarıyı Arttırma Çalışmalar

Hem aileleri, hem çocukları hem de öğretmenleri en çok etkileyen konul...

Okulda Travma

Okul çocuğun yaşamında uzun süre zaman geçirdiği yerdir. Okul yaşamınd...

TMS Tedavisi

tms-tedavisi
TMS nedir? Transkranyal Manyetik Stimülasyon (TMS) veya Transkranyal Manyetik Uyarım (TMU) da dediğimiz bu yöntem, başın belli noktalarından direk beyne ulaşmak üzere manyetik uyarımların verildiği bir tedavi yöntemidir. Buradaki amaç dışarıdan beyin içerisindeki bazı yapılara ulaşmak ve manyetik etkiyle oradaki nörokimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmektir. Bu tedavi yöntemiyle herhangi bir ameliyata ya da elektrotlara ihtiyaç duymaksızın beynin bazı yapılarına, bölgelerine ulaşıp, orada manyetik bir etki oluşturabiliyoruz. Bu manyetik etki de beynin o alanlarındaki kimyasal ve elektriksel işleyişi düzeltmede etkili oluyor. İçindekiler TMS tedavisi ilaç direncini düzeltir ...
Devamını Oku