Şizofreni klinik tablodaki belirti ağırlıklarına göre bazı türlere ayrılır. Buna göre 5 tür şizofreni bulunur: Paranoid, dezorganize, katatonik, farklılaşmamış ve rezidüel.

Paranoid Şizofreni Nedir?

Paranoid şizofreni kendini daha çok birden fazla sanrı ya da sık işitme varsanıları ile gösterir. Yani ön planda daha çok pozitif belirtiler yer alır. Sanrılardan daha çok kötülük, düşmanlık görme (persekütuar) ve büyüklük (grandiyoz) sanrıları görülür. İşitme varsanıları çoğunlukla sanrıların içeriği ile ilişkili olur. Paranoid şizofreni katatonik ve dezorganize şizofreniye göre nispeten geç yaşlarda ortaya çıkar. Hastalar şizofreniye daha çok sosyal yaşamlarını kurmuş oldukları 20’li 30’lu yaşlarda yakalanırlar. O yüzden hastalığı daha rahat geçirir ve ego kaynakları diğer tip şizofrenili hastalara göre daha zengindir. Ayrıca paranoid şizofrenili hastalarda ruhsal beceriler ve duygusal katılım diğer tiplere göre daha çok korunmuştur. Paranoid şizofrenide davranışta gerileme de daha az görülür.

Paranoid şizofrenili hastalar şüpheci, gergin ve tetikte görünürler. Bazı kişilere aşırı resmi bazılarına da çok yakın durabilir ama genelde insanlara uzak duran bir tutum sergilerler. Tartışmacıdırlar, herkesten üstünmüş gibi davranırlar. Bilişsel işlevsellikleri ve duygulanımları görece sağlam kaldığından belirtilerini gizlemeyi ve toplumsal alanda idare etmeyi çok iyi başarırlar. Ancak provoke olduklarında özellikle beraber yaşadıkları kişilere karşı öfkeli ve saldırgan davranabilirler. İntihar girişiminde de bulunabilirler. Bazen de aile efradına farkında olmadan yaşadıkları sanrı ve varsanılardan söz edebilirler ama sorulduğunda inkâr ederler. Bu hastaların en önemli özelliği nöropsikolojik test performansında pek bozukluk gözlenmemesi ve tedaviye en iyi cevap veren şizofreni tipi olmasıdır.

Dezorganize (= Hebefrenik) Şizofreni Nedir?

Dezorganize şizofreni, bilişsel, ruhsal ve sosyal becerilerde belirgin gerileme (regresyon), dağınık (dezorganize) ve kontrolsüz (dizinhibe) davranışlarla karakterize bir şizofreni tipidir. Hastalar görünürde aktiftirler ancak hareketleri bir amaca ve işe yönelik değildir. Konuşma dağınıktır ve sıklıkla uygunsuz gülmeler ya da gülümsemelerle birliktedir. Duygulanımları donuk ya da uygunsuzdur. Yüz ifadelerinde grimas, mannerizm ve acayip mimikler gözlenebilir.  Sanrı ya da varsanılar karma karışıktır ve belirli bir konu üzerinde yoğunlaşmaz. Dezorganize şizofreni genellikle 25 yaşından önce başladığından yıkanma, giyinme, yemek yapma gibi günlük yaşam etkinliklerini ileri derecede bozar. Nöropsikolojik ve bilişsel testlerde performans çoğunlukla düşüktür. O yüzden tedaviye cevabı en kötü olan şizofreni tipidir.

Katatonik Şizofreni Nedir?

Katatonik şizofreni motor işlevlerde belirgin bozulma ile karakterize bir şizofreni türüdür. Bu bozulmalar stupor, negativizm, rijidite, eksitasyon ve postür alma şeklindedir. Motor hareketler hareketsizlik (katatoni), aşırı motor etkinlik, aşırı negativizm, mutizm, istemli davranışlarda acaiplik, ekolali (karşıdakinin söylediğini tekrarlama) ve ekopraksi (karşıdakinin davranışlarını tekrarlama) şeklindedir. Motor hareketsizlik, katalepsi (balmumu esnekliği) ya da stuporla kendini gösterir.

Balmumu esnekliği hastaya bir pozisyon verildiğinde saatlerce o pozisyonda kalmasıdır.

Stupor da hastanın çevreye ve çevresel uyarılara duyarlığının kaybı veya azalması ile belirgin hareketsizlik ve yarı uyku halidir. Hasta sanki yarı koma halindedir ve hiçbir uyarana cevap vermez.

Aşırı motor etkinlik amaçsızdır ve dış uyaranlardan etkilenmez. Bazen “katatonik eksitasyon” adını verdiğimiz katatonik pozisyondayken yanından geçene tokat atmak, ayağını çekmek gibi deşarj hareketleri gözlenebilir.

Katatonik şizofrenili hastalarda negativizm adını verdiğimiz karşıt davranma durumu da gözlenir. Negativizm hastanın konuşmaya veya istenileni yapmaya karşı direnç göstermesidir. Örneğin hasta muayene esnasında gözünü açması istendiğinde açmayabilir, açmaya çalışıldığında da gözkapaklarını daha da sıkarak kapatmaya çalışabilir, sorulan sorulara hiç cevap vermeyebilir.

Bu hastalarda hareketsizlik ve negativizm sebebiyle beslenme bozuklukları, dehidratasyon (aşırı su kaybı), bitkinlik, yorgunluk, dekübitus ülserleri ve böbrek bozuklukları görülebilir. İlaçlara bağlı ateş yükselmesi ve otonom dengenin bozulmasıyla karakterize nöroleptik malign sendrom riski yüksektir.

Ölüm tehlikesinin, kendine zarar verme riskinin en çok arttığı şizofreni tipidir.

Rezidüel Şizofreni Nedir?

Rezidüel şizofreni türünde hasta en az bir şizofreni epizodu geçirmiş olur ancak devam eden klinik görünümde sanrı, varsanı, dezorganize konuşma ve davranış gibi pozitif psikotik belirtiler gözlenmez.

Hastalarda negatif belirtiler ya da iki veya daha çok hafif pozitif semptomlar olabilir. Sanrı ya da varsanı olsa da pek belirgin değildir ve bunlara güçlü bir duygulanım eşlik etmez. Bu hastalar ya belli bir düzeyde remisyona girip tortu belirtilerle sınırlı da olsa sosyal işlevlerini yerine getirebilir ya aktif ve net bir atak yaşarlar ya da tam remisyona girerler.

Farklılaşmamış Tip Şizofreni Nedir?

Şizofreninin aktif evresi için tanı ölçütlerini karşılayan belirtiler vardır ancak bunlar paranoid, dezorganize ya da katatonik tip için özel tanı ölçütlerini karşılamaz.

Bunların dışında bazı otoriteler şizofreniyi belirti özelliklerine göre Pozitif Belirtilerle Giden Şizofreni (Tip-I Şizofreni) ve Negatif Belirtilerle Giden Şizofreni (Tip-II Şizofreni) şeklinde iki gruba ayırır. Tip-I Şizofreni paranoid, katatonik, dezorganize şizofrenide görülen belirtilerle seyrederken Tip-II Şizofreni negatif belirtilerle seyreder. Bir de Tip-II Şizofreniyi Defisit Sendromu adıyla ayrı bir kategori olarak görenler de vardır.

Şizofreninin Çalışma Hayatına Etkisi Nedir?

Bazı yazarlar şizofreniyi kaybedilmiş fırsatlar hastalığı olarak tanım...

Şizofrenide Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Beslenme ve diyetin şizofreniye hem sebep hem de tedavi açısından etki...

Şizofrenide Psikomotor Yavaşlama Nedir?

Şizofrenili hastalarda psikomotor yavaşlama, reaksiyon zamanında uzama...