• Yeniden yaşantılama (re-experience, hatırlama): Travma sonrasında olayla ilgili rahatsız edici anlar kişinin zihninde sürekli dönmeye başlar. Olayın görüntüleri, olay anında ortaya çıkan sesler, hatta kokular, tatlar ve bedensel tepkiler istenmeden akla gelir. Kişi bunlar aklına geldiğinde olayı yeniden yaşıyormuş gibi olur ve bu esnada iç sıkıntısı, bunaltı, çarpıntı, terleme, titreme, nefes alamama gibi belirtiler yaşar. Örneğin depremde göçük altında kalmış kişilerde hafif sarsıntı ve gürültülerde bile sanki göçüğün altındaymış hissi yaratabilir. Kişi bu durumda şiddetli bir bunaltı yaşayabilir ya da panik atak geçirebilir. Yine depreme maruz kalan bireylerde bir sarsıntı olmadığı halde yer sallanıyor hissi sıklıkla görülür. Yeniden yaşantılama sırasında gördüğü hayallerle konuşma, bir tehlike olmadığı halde kaçmaya çalışma gibi davranışlar görülebilir.
  • Disosiyasyon: Kişinin dış dünyayı değişmiş gibi algılaması (derealizasyon), bedeninin dışındaymış ve dışarıdan seyrediyormuş gibi hissetmesi ya da kendini değişmiş gibi (depersonalizasyon) algılamasıdır. Depremzedelerin olayı hatırlaması istendiğinde kafasının tamamen boş olduğu ve hiçbir şey hatırlayamadığı şeklindeki ifadeleri de bir disosiyasyon halidir. Depremle ya da başka bir sebeple travmatize olmuş kişilerde aşırı derecede duygusal uyuşma (emotional numbing) hali kişinin kafasının içi boşmuş gibi hissetmesi, hiçbir duygu hissedememesi şeklinde kendini gösterir.
  • Kaçınma: Kişi depremi (olayı) hatırlatan yer, durum, konuşma, hatta duygu ve düşüncelerden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışır. Olayı hatırlamak büyük bir sıkıntı, acı ve korku hissine yol açtığı için kişi olayı hatırlatan yerlere gitmez, bu konulardan bahsetmez veya konuşulan yerlerden uzak durur. Örneğin enkaz altında kalmış bazı kişiler evinin enkazının bulunduğu yeri görmeye dayanamaz, olayla ilgili görüntülere tahammül edemezler. Bilinçdışı kaçınma reaksiyonlarından biri de kişinin olayın en sıkıntı verici bölümlerini unutması ya da güçlükle hatırlamasıdır. Kişi olayı kasten hatırlamıyor değildir bilinçdışına bastırmaya çalışmaktadır.
  • Travmalardan sonra toplumdan uzaklaşma, geleceğe karamsar bakma, hayatı anlamsız görme, “Benim yaşadıklarımı kimse anlayamaz” tarzında düşünceler, olayı yaşamamış kişilerden duygusal olarak uzaklaşma, sadece travmayı yaşamış olan kişilerle iletişim kurma, duygularda körelme, sevinç ve üzüntü hissedememe, yardıma kapalı olma, gelecekle ilgili plan yapamama ve aktivitelerde azalma görülebilir.
  • Aşırı uyarılmışlık (hipervijilans): 
  • Deprem sonrası kişiler kendilerini diken üstünde ve sürekli tetikte olabilirler. Her an deprem tekrar edecekmiş ya da tehlikeli bir durum olacakmış gibi hissedebilirler. Yaşamlarını bu ihtimali düşünerek şekillendirirler ve aşırı kontrolcü ve tedbirli davranmaya başlayabilirler. Örneğin depreme maruz kalan kişilerde girdikleri her binayı çatlağı var mı, kapısından kolay kaçılabilir mi diye kontrol etme, yolda yürürken binaların üstlerine devrilmesinden korkma, direklere yaklaşamama görülebilir. Tedbir davranışı gerçekten kopuk ve şiddetli bir seviyeye ulaşabilir.
  • Deprem sonrası ani ses ve hareketlerde irkilme (startle) ya da sıçrama görülebilir. Kapı çarpması, yüksek sesle konuşma, birinin aniden odaya girmesi gibi beklenmedik durumlarda kişi yerinden sıçrar ve uzun sürebilen bunaltı (çarpıntı, terleme, titreme, nefes daralması) yaşar. Depremde balkondan ya da pencereden atlamalar birer irkilme reaksiyonudur.
  • Uykuya dalmada güçlük, sık sık uyanma, kabuslar görme, kabusla uyanma, gece olayı hatırlayarak uyanma gibi belirtiler de görülebilir.
  • Travmalardan sonra aşırı uyarılmışlığa bağlı dikkat bozuklukları ve buna bağlı unutkanlıklar da görülebilir. Özellikle travma sonrasında yükselen stres hormonları bellek merkezi olan hipokampusta hacim küçülmesine sebep olabilir, bu da unutkanlığı şiddetlendirebilir.

Işıkları kapatmadan uyuyamıyorum, her an deprem olacakmış gibi hissediyorum. Ancak eşim artık tepki gösteriyor, normale dönmem gerektiğini söylüyorum. Verdiğim bu tepki anormal mi?

Doğal afetler, beklenmedik ve ani gelişen doğa olaylarıdır. Yaşadığımı...

Haber kanallarında enkazdan çıkartılan çocukların yüzleri paylaşılıyor. Ancak bunun doğru olmadığını düşünüyorum. O çocuklar için uzun süreli dönemde nasıl bir etkisi olacaktır, bu yapılan doğru mu?

Sadece çocuklar değil, afet görüntülerinin hiçbir süzgeçten geçirilmed...

Deprem travmasından sonra en yaygın görülen psikiyatrik bozukluklar nelerdir?

Depremden sonra en sık görülen bozukluklar Akut Stres Bozukluğu ve Tra...