adnan çoban,psikolog,psikiyatrist,online terapi,ergenlikte bağımlılık,travma,psikolojiktravma,travmatedavisi
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Kendini Nasıl Belli Eder?

<p>Travma&nbsp;sonrası&nbsp;stres&nbsp;bozukluğu&nbsp;ölümcül&nbsp;bir&nbsp;travma&nbsp;sonrasında&nbsp;kendini&nbsp;gösteren&nbsp;bir&nbsp;psikiyatrik bozukluktur&nbsp;genelde&nbsp;insanlar&nbsp;bir&nbsp;travma&nbsp;yaşadıktan&nbsp;sonra&nbsp;bir&nbsp;stres&nbsp;cevabı<br /> akut&nbsp;stres&nbsp;cevabı&nbsp;verirler&nbsp;eğer&nbsp;bu&nbsp;akut&nbsp;stres&nbsp;cevabı&nbsp;30&nbsp;günü&nbsp;geçerse&nbsp;biz&nbsp;buna&nbsp;travma&nbsp;sonra&nbsp;stres&nbsp;bozukluğu&nbsp;tanısı&nbsp;koyuyoruz&nbsp;nedir&nbsp;travma&nbsp;sonra&nbsp;stres&nbsp;bozukluğunun belirtileri&nbsp;üç&nbsp;belirti&nbsp;kümesiyle&nbsp;kendisini&nbsp;gösterir&nbsp;bu&nbsp;birincisi&nbsp;yeniden&nbsp;yaşantılı&nbsp;yani&nbsp;kişiye&nbsp;o&nbsp;travmatik&nbsp;olayı&nbsp;travmatik&nbsp;anları&nbsp;resimleri&nbsp;görüntüleri&nbsp;sık sık&nbsp;yaşar<br /> sürekli&nbsp;gözünün&nbsp;önüne&nbsp;gelir&nbsp;istenmeden&nbsp;gözünün&nbsp;önüne&nbsp;gelir&nbsp;ikincisi&nbsp;kaçınma&nbsp;onu&nbsp;hatırlatan&nbsp;o&nbsp;travmayı&nbsp;hatırlatan&nbsp;birçok&nbsp;olaydan&nbsp;kaçınmaya&nbsp;başlar&nbsp;onu&nbsp;duymak&nbsp;<br /> istemez&nbsp;görmek&nbsp;istemez&nbsp;aklına&nbsp;gelmesini&nbsp;istemez&nbsp;üçüncüsü&nbsp;de&nbsp;aşırı&nbsp;uyarılmışlık&nbsp;yani&nbsp;aşırı&nbsp;irkilme&nbsp;tetikte&nbsp;olma&nbsp;her&nbsp;an&nbsp;bir&nbsp;şey&nbsp;olacakmış&nbsp;korkusu&nbsp;içerisinde&nbsp;olma&nbsp;şeklinde kendini&nbsp;gösterir&nbsp;travma&nbsp;sonra&nbsp;stres&nbsp;bozukluğu&nbsp;eğer&nbsp;çok&nbsp;ileri&nbsp;düzeyde&nbsp;is&nbsp;emdr&nbsp;gibi&nbsp;birtakım&nbsp;travma&nbsp;odaklı&nbsp;terapilerle&nbsp;müdahale&nbsp;edildiğinde&nbsp;büyük&nbsp;ölçüde&nbsp;düzelmektedir.</p>

Depresyonun ruhsal belirtileri nelerdir ile ilgili Doç. Dr. Adnan Çoban'ın video içeriğine web sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Depresyonun Ruhsal Belirtileri Nelerdir?

<p style="margin-top:13px; text-align:left"><span style="line-height:100%">İnsan beyninin fonksiyonlarını bedensel, ruhsal ve zihinsel olarak üçe ayırabiliriz. Depresyonda insan beynini kimyasında bir bozulma söz konusu olduğu için, özellikle beynin sol ön bölgesinin, arka bölgesinin sol ön arka bölgesinin kimyasal düzensizliğinden dolayı kişide ruhsal zihinsel ve bedensel birtakım belirtiler ortaya çıkar. Ruhsal belirtiler daha çok mutlu olma ve hayattan zevk alma becerilerinin sekteye uğramasıyla karakterizedir. Yani kişi artık eskisi kadar hiçbir şeyden keyif alamıyordu. Hiçbir şeyden mutlu olamıyordu. Ve ruh iklimi sürekli kederden yana adeta bir kış mevsimini yaşıyor. Hiçbir zaman güneşi görmüyordur. Sabah kalktığı zaman bugün nasıl geçecek? Akşama kadar ben ne yapacağım? Şeklinde düşünüyordur. arkadaşlarıyla sevdiği dostlarıyla işte aile efradıyla bir araya geldiği zaman bile artık mutlu olamamaya başlamıştır. Bunun yanında kişide zevk alıcı bir takım etkinliklere karşı istek ve ilgi de kaybolmaya başlar. Yani kişi hayata karşı isteğini ve ilgisini de kaybetmiştir. Ayrıca bir gerginlik, endişe, korku hali de depresif durumlarda kendisini gösterebilir. Yani kişi Hayatın sonunun geldiğini, artık eskisi gibi mutlu olamayacağını, artık hayatın bir anlam taşımadığını düşünmeye başlar. Ve bu kişi de bir şiddetli gerginliğe, gerilime ve endişeye, korkuya yol açmaya başlayabilir. Yine depresyonda gördüğümüz en önemli belki de depresyonun varlığını bize gösterecek ilk belirtilerden birisi de aşırı gerginlik ve sinirlilik halidir. Kişi çevresindeki herkesi üzmeye başlar. Çok sevdiği insanlara tahammül edememeye başlar. Ev hanımları işte anneler çocuklarını tahammül edemeyip hatta bazen gelip hocam çocuklarım var ve onları tahammül edebilip arada bir canlarını yakıyorum diye ağlayan hastalarımız olmaktadır. Yani kişi çalıştığı iş yerinde çok yakın iletişimde olduğu kişilerle veya sosyal alanlarda mesela efendim trafikte öfkesini kontrol edememeye ve aşırı bir takım tepkiler vermeye başlar. İşte bu sinirlilik, gerginlik, endişe, korku, mutlu olamama, hayattan tat alamama, ilgi ve istekte azalma, depresyonun ruhsal belirtileri olarak karşımıza çıkmaktadır.</span></p>

panik-atak-belirtileri-nelerdir
Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

<p>Panik atak aslında beynin Yanlış alarm ne yapıyor beyin herhangi bir tehlikeli durum söz konusu olmaksızın tehlikeli bir durum varmış korkulacak bir durum var mı Sinyali ortaya çıkarıyor ve kişi bu sinyali alıp aşırı bir korku tablosu derse giriyor buna bir örnek verelim işte bir binanın 30 katında sınız ve bir yangın alarmı söz konusu oldu Ne yaparsınız önce korkar kaygılarımızın endişeli kaçma için takım şeyler çaba sarf eder ancak sonra anons Hadise'den 8 bu yanlış aylardır yanlışlıkla alarma basılmıştır o zaman ne yaparız rahatlarız yangın olmadığını düşünürüz ve bir şekilde yolumuza devam panik atak esnasında bunun bir Yanlış alarm olduğunu bilmek öncelikle çok önem arz ediyor yani bunun bir panik atak olduğunu yanlışlıkla verilen bir alarmı olduğunu bildiğimiz ne zaman sıfır ona geçmiş panik at mücadelesi buna mukabil aynı şekilde beynin vücutta oluşturmuş olduğu belirtilere müdahale ederek de biz panik atağın şiddetini ve suresini panik atak esnasında kişiler çok sık yüzeysel nefes alırlar bu aslında vücudun işte oksijen ve karbon monoksit dengesini bozup fabrikadan daha da şiddetlendirme şiddetlenmesine sebep oluyor biz ne yapıyoruz böyle durumlarda kişinin deri baba az nefes alması dakikada 456 nefes alıp derin nefes alabilen kişi panik atak süresi ve şiddeti düşürmeyi başarabiliyor yine hastanede aşırı bir gerginlik söz konusu olabiliyor İşte buna müdahale ederek gevşeme egzersizleri kasları gevşeterek yine biz Panik atağı sure ve şiddetini düşürebiliriz panik atak esnasında demir ısısı düşüyor biliyorsunuz bunu işte panik atak yaşayan insanlar çok iyi bilir soğuk terleme dediğimiz dur kendini gösterir bu ısısını düşmesinden kaynaklanan bir durumdur ne yapıyoruz o zaman kişinin o üşümüş olan yerlerin ısıtılması da yine Periferik etkili çevresel etki ile beni rahatlama mesajı gönderiyor ve kişinin kısa süre içerisinde panik ataktan kurtulmasını sağlayabilir uçaksınız ve panik atak geçiyorsunuz bu çok sık karşılaşılan bir şey o filmlerde de görmüşsünüzdür bunu sıkça işte kese kağıdı toplatma sahneler aslında bu etkili bir yöntemdir şu açıdan etkidir panik hasar esnasında kişi çok sık ve yüzeysel nefes alıyor Bu Sırt ve yüzeysel nefes alma esnasında oksijen ve karbondioksit dengesi kanda bir şekilde bozuluyor çok Argon düşmüş olan karbondioksit dengesini yükseltebilmek için düzeltebilmek için kese kağıdı kobrat bak girişiminde faydalı olabileceğini düşünüyoruz kullanılabilecek bir yöntemdir işte sonuçta bu müdahalelerin esprisi şudur beyinden direk merkezi olarak rahatta sinyalini veremediğimiz zaman biz elif Erdem yani çevresel etkilerle beyler rahatlasın yani bu şekilde gönderebiliyoruz Bu da kişinin panik atağın süresini ve şiddetini azalt.</p>

Koronavirüs salgını gibi büyüktoplumsal travmalardakarşılaştığımız davranışlardan bir tanesi de olayı rasyonalize etme. Davranıştır. Rasyonel İze Etmekle rasyonel olmayı birbirine karıştırmamak gerekir. Rasyonalize etmek bir tehdit karşısında kişinin düştüğü acziyetten kurtulma  için ortaya koyduğu işlevsel olmayan birtakım düşünce ve davranışlardır. Yani bir manadakişinin kendisini avutmak vekandırmak eğiliminde olmasıdır.Örneğin bunu çok duyuyoruz toplumda. Bize bir şey olmaz.Kaderde ne varsa onu göreceğiz.Bizim genetiğimiz dirençliyim.Bizi Allah korur. Korku ecele faydası yok. Bir gün nasıl söyleyeceğiz? Ölüme çare yok gibi düşünceler aslında birer rasyonalize etme çabalarıdır. Peki neden insanlar rasyonalize etmeye  çalışıyor? Tehdidin yaratmış olduğu korkuya dayanamayıp  ondan kaçmak adına olayırasyoneliyor. Yani aslında o  çarpık ııı gerçeği kendi çarpık mantığına uydurmaya çalışıyor.  Rasyonel olmak ise gerçeği olduğu gibi objektif şekilde  kabul edip ona göre davranmak ona göre önlemler almak ve ona  göre birtakım hamleler yapmaktır. Bugün geldiğimiz  noktada rasyonel şudur. Koronavirüs enfeksiyonu dünya  tarihinde görülmüş en hızlı yayılma potansiyeline sahip  ölümcül bir viral enfeksiyondur. Ancak bu  yakalanan herkesin öleceği anlamına gelmemektedir. Özellikle yaşlılar, seksen yaşın üstündeki yaşlı kişiler,  bağışıklık sistemi zayıf olan ve kronik sahip olan bireylerde  ölüm riski çok daha yüksek oluyor. Ancak bu bu yaş  kurumundaki insanların kesinlikle öleceği manasına  gelmiyor. Bu yaş grubundaki insanlar da erken başvuru tıbbi başvuruda bulunur. Gerekli Müdahaleler yapıldığı takdirde kurtulma şansına sahipler.Rasyonel olduğumuzda biz olayı  kabul edip gereken tedbirler alıyoruz. Yapmamız gereken eee  şeylere odaklanıyorum. Yani Çözüm odaklı düşünüyoruz. Ama  rasyonalize ettiğimizde çözümden hızla uzaklaşıyoruz.  Hem kendimizi hem de başkalarını tehdit eden bir  kişiye dönüşüyoruz. O yüzden korkmaktan korkmayalım.  Korunmaktan korkalım.